Abiler ablalar, çaylar demlendi mi? Nihat Kahveci'den tam kahvehanelik bir yorum geldi Gürcistan zaferi sonrası. Hani biz Kocaeli'de Gürcistan'ı 4-1 yenince, maç sonrası Nihat abi klavyenin başına geçmiş, öyle bir coşmuş ki, son yılların en iyi performansıymış bu! Düşünsenize, 'San Marino değil Gürcistan'dı' diyerek rakibi bile yüceltmiş, sanki Gürcistan Arjantin'miş gibi! Teknik ekip, futbolcu, hatta tribündeki çekirdekçi amca bile alkış almış Nihat'tan. Vay be, herkese helal olsun dedik de, bir kişi hariç tabii…
Özellikle Hakan Çalhanoğlu’na ayrı bir parantez açmış Nihat abi, 'Maşallah, süper oynadı!' demiş. Valla doğru, duran toplardan gol bulmak, bizim için uzun zaman sonra Ferrari'ye binmek gibi bir şey oldu. Nihat abi de heyecanlanmış belli ki, Hakan’ın ve Arda’nın ortaları coşturmuş onu. Ama tabi, ‘52 dakika iyiydik, sonra sanki biraz saldık’ demeyi de ihmal etmemiş. E haklı, top bizde olunca aslanız, topu kaptırınca kedi olmamalıyız değil mi? Hadi bakalım İspanya deplasmanında da bu performansı görmek istiyormuş, hayaller Paris, gerçekler… neyse.
Gelelim bombaya! Nihat Kahveci herkesi yere göğe sığdıramazken, mikrofonu Berke Özer için adeta zehir zemberek bir kılıca çevirmiş. 'Sabahın 4'ünde mesaj atıp gittiysen, TFF'nin açıklaması doğruysa, bir gram haklı değilsin' diye basmış fırçayı. Arkadaş, burası A Milli Takım, hayallerin, rüyaların takımı! Herkes can atar buraya gelmek için. Berke 'bana söz verdiler' falan demiş ama Nihat abi pek ikna olmamış. Kendi kafana göre gidiyorsan, olmaz, yakışmaz demiş. Haklı abi, milli takım otobüsü istediğin durakta inebileceğin dolmuş değil ki!