Ya duydunuz mu olayı abi? Borsa İstanbul'da bizim kulüpler arasında yılın ilk dokuz ayında yatırımcısına para kazandıran tek kulüp kim olmuş dersin? Fenerbahçe! Millet sahada gol atmayı beklerken, Fener yönetimi tahtada golleri sıralamış resmen. Spor endeksi yüzde 21,4 çakılırken, bizimkiler yüzde 11,7'lik artışla 'Bizim de kazandığımız bir yer var' demişler. Diğerleri mi? Onlar da 'Bizi niye kimse almıyor?' diye kara kara düşünüyordur şimdi. Anlayacağınız, ilk dokuz ayda Fener'in yüzü borsa da güldü, diğerleri de 'paralar pul oldu' şarkısını dinledi.
Şimdi gelelim bu işin perde arkasına. Fenerbahçe bu yüzde 11,7'lik primi nasıl kaptı dersen, biraz sponsorluk anlaşmaları, biraz da... bakın burası çok önemli... Jose Mourinho ile yollar ayrıldıktan sonra hisselerde bir patlama olmuş! Anlayacağınız, yatırımcı 'Hoca gitti, bari paramız artsın' demiş herhalde. Ya da Sadettin Saran'ın başkan seçilmesi de bir güven dalgası yaratmıştır, sonuçta para konuşur. Ama belli ki bu ikisi, hisseleri yeşil çizgiye taşımış. Diğer kulüplerin finansal dertleri, zayıf bilançoları zaten malum, onların hisseleri de doğal olarak düşüşte kalmış.
Mesela Trabzonspor yüzde 42,8, Beşiktaş yüzde 39,9, Galatasaray bile yüzde 6,6 kayıp yaşamış aynı dönemde. Yani Fener kazanırken, diğerleri resmen 'paramız pul oldu' şarkısını söylemiş. Ama durun, Eylül ayında işler biraz karışmış. Orada herkes 'geçmiş olsun' moduna girmiş. Fenerbahçe bile Eylül'de yüzde 14,4, Galatasaray yüzde 15,1 kaybettirmiş yatırımcısına. Anlayacağınız, borsada bile bazen 'Şampiyonluk geldi' diye sevinirken, bir sonraki çeyrekte 'Hoca istifa' haberine benzer bir düşüş yaşayabiliyorsun. Gerçi Galatasaray hâlâ en büyük piyasa değerine sahip kulüp ama, ilk dokuz ayın kazananı net bir şekilde Fenerbahçe olmuş. Eh, herkesin bir alanı var, kimi sahada gol atar, kimi borsada para sayar, di mi?