Of of of, yine ne olaylar dönüyor şu futbol âleminde! Düşünsenize, hastanede yatıyorsunuz, bir yandan sakatlık derdi, bir yandan serum mudur ilaç mıdır neyse o akıyor damarınıza... Tam o esnada telefon çalıyor ya da birileri gelip kulağınıza fısıldıyor: 'Geçmiş olsun İrfan Can, bir de kadro dışısın!' Ya insan şaka sandım der, 'Yok artık!' diye feryat eder herhalde. Fenerbahçe'nin çiçeği burnunda yönetimi, Sadettin Saran önderliğinde gelmiş gelmez ilk icraatlardan biri olarak İrfan Can Kahveci ve Cenk Tosun'u kadro dışı bırakmış. Ama İrfan Can'a bu haberin hastane odasında ulaşması yok mu, işte orası bambaşka bir dram komedisi.
Valla duyduğumuza göre bizim İrfan Can, bu haberi alınca küçük dilini yutmuş. 'Şok oldum' bile az kalır, herhalde serumu tersine akmıştır adamın. Yakın çevresine de 'Ya böyle şey olur mu, aile içi bir meseleydi, her takımda olur böyle tatlı atışmalar' diye dert yanmış. Hani 'Ben yanlış bir şey yapmadım, bu kararı gerektirecek bir durum yoktu' minvalinde serzenişlerde bulunmuş. Sanki 'Ben burada canımla uğraşıyorum, siz dışarıda beni yiyecek yer arıyorsunuz' der gibi bir hali var adamın. Haklı da yani, kim ister ki hastane yatağında böyle 'müjdeli' bir haber almayı?
Şimdi top İrfan Can'da, bakalım bu 'aile içi mesele' nasıl çözülecek. Karara saygı duyduğunu falan da söylemiş gerçi ama belli ki içten içe 'yok artık lebron james' diyor. Futbol camiası da zaten bir dedikodu kazanı, bu olayın yankıları daha uzun süre devam eder. Bakalım İrfan Can, yeşil sahalara döndüğünde bu 'hastane sendromu'nu üzerinden atabilecek mi, yoksa Kadıköy'de 'serum takın beni sahaya' mı diyecek? Merakla bekliyoruz bu trajikomik olayın finalini!