Vay anam vay! Beşiktaş'ta 'İrfan Can Kahveci sürprizi' diye bir başlık gördük, heyecandan çayımız kahvemiz soğudu. Bu 'sürpriz' kelimesi varya, tam transfer dönemlerinin sinsi tuzak tuzağıdır. Hemen aklımıza geldi, 'Acaba gizlice mi imzayı attı, yoksa sabah tesislerde kahvaltıda mı yakaladılar?' diye. Sanki İrfan Can, Kartal yuvasına aniden konmuş, kimse anlamadan iş bitmiş gibi bir hava var. Kalbimiz küt küt atmaya başladı, heyecan tavan! Beşiktaş taraftarı için zaten her 'sürpriz' başlıklı haber, ya büyük bir umut ışığı ya da kahvehanede derin bir 'vay be' çektirir.
Ama gel gör ki, haberin içeriğine bir bakıyoruz... E, bomboş! Şimdi biz bu 'sürpriz'i nasıl yorumlayalım? İrfan Can'ı rüyalarında mı görmüşler, yoksa Beşiktaşlı bir yönetici ona yanlışlıkla 'nasıl gidiyor' diye mesaj mı atmış? Anlamadık gitti. Belli ki ortada büyük bir 'dedikodu' sürprizi var, ama detaylar henüz fırında pişiyor ya da daha hamur bile yoğrulmamış. Sanki gazeteci arkadaşlar bize 'sürprizi' göstermeden önce kendi aralarında saklambaç oynuyor gibi. Yahu bir sürpriz yapacaksanız, bari ne olduğunu da söyleyin de biz de ona göre şaşırıp sevinelim ya da sinirlenelim, değil mi ama?
Şaka bir yana, bu transfer dönemleri de her zamanki gibi, her oyuncu her takımla anılıp duruyor. İrfan Can zaten neredeyse ligdeki her büyük takımla bir dönem anıldı, mental olarak tüm Anadolu'yu gezdi resmen. Şimdi de sıra Beşiktaş'a gelmiş. Acaba bu gerçekten 'sürpriz' mi, yoksa 'geleneksel transfer dönemi kafa karıştırmacası' mı? Benim tahminim ikincisi, ama futbol bu, top yuvarlak, transfer dedikodusu ise yalan makinesi gibi çalışır, belli de olmaz. Neyse, biz şimdi bu 'sürpriz'in ne olduğunu öğrenmek için fincanlarımızı hazırlayalım, zira bu haberin tam metni gelene kadar uyku haram bize.