Arkadaşlar, bildiğiniz gibi milli takım kampında Berke Özer krizi bir türlü durulmak bilmedi. Bulgaristan maçından sonra kampı terk etti mi etmedi mi, TFF "izinsiz gitti" dedi, Berke "ne izinsizi yahu!" diye çıkıştı... E hani derler ya, "işin aslı ortaya çıktı," şimdi de Berke'nin attığı o meşhur mesajlar gündeme bomba gibi düştü. Resmen milli takım kampı değil, gizemli bir polisiye roman sahnesi yaşanmış!
Meğer bizim genç kaleci, Bulgaristan maç kadrosunda olmayı pek bir gururuna yedirememiş. Durum bu olunca da Sofya dönüşü, sabahın köründe, tam 04:15'te, kimseciklere haber vermeden apar topar Riva'dan tüymüş. Tabii tesisin uyanık güvenlik görevlileri bu "gece yarısı firarını" hemen yönetime anında rapor etmiş. Vay efendim, ne kaleci antrenörlerinin haberi var, ne de ertesi sabah kahvaltıda "Berke nerede?" diye aranan takım arkadaşlarının. Bildiğiniz gibi, gizli bir operasyon!
Peki bu kadar drama ne için? İşte işin en bomba kısmı: Berke Özer, bu destansı kaçışının ardından iki kaleci antrenörüne sanki liseden kaçan öğrenci gibi, "Ben ayrıldım, hakkınızı helal edin" diye bir mesaj göndermiş. Yani anlayacağınız, bırakın izni, bir "bip bip" mesajıyla milli takım kampına veda edilmiş. Artık siz düşünün bu işin profesyonelliğini, ciddiyetini... Bakalım bu milli takım kampı maceraları ne zaman bitecek, yoksa Hollywood senaristlerine yeni bir ilham kaynağı mı olacak?