Bizim Beşiktaş'tan İtalya'ya, biraz hava alsın, biraz futbol görsün diye gönderdiğimiz Semih Kılıçsoy, Cagliari'ye gitmedi, sanki Cagliari Semih Kılıçsoy'a gelmiş! Adam daha ilk maçında, üstelik İtalya Kupası'nda, hem de bir Serie B takımı olan Virtus Entella'ya karşı zar zor tutunmaya çalışan takımını tek başına ipten aldı. Hani Beşiktaş 'git az takıl gel' dedi herhalde, Semih ise 'takılmak mı? Ben buraya iş yapmaya geldim!' demiş gibi.
77. dakikada oyuna girdi, sanki maçın son 20 dakikası değil de, ilk dakikasından beri sahadaydı. Her yere koştu, her pozisyona girdi. Bir şut çekti, top direkten döndü, devamında penaltı oldu. Ama gel gör ki, Yerry Mina topu uzaya fırlatınca, 'Semih'in emeği boşa gitti' dedik. Sonra bir pozisyon daha, penaltı bekledi ama VAR amcalar 'dur bakalım Semih, ilk maçtan o kadar da abartma' der gibi pozisyonu es geçti. Maç 1-1 bitti, üstüne bir de Virtus Entella kendi kalesine gol atmış da eşitliği sağlamış, düşünebiliyor musunuz Cagliari'nin hallerini?
Ee, tabii iş penaltılara kalınca, sahne yine Semih'in oldu. Gencecik delikanlı gitti, topu ağlara yolladı, sanki yılların tecrübelisi. Cagliari 5-4 kazandı penaltılarda, turu geçti. Maç sonunda hocası Fabio Pisacane, 'Semih önemli istatistiklere sahip, hatta oyuna gireceğini bile beklemiyordu' demiş. Vay be hocam, demek ki çocuk sahaya çıktığında siz de şaşırdınız! Bir de 'her şeyi kendi dilinde okuyor' demiş. Ne alaka hocam şimdi, İtalyanca öğrenmek yerine haberleri hala Türkçe mi okuyormuş? Ne olursa olsun, belli ki Semih o 20 dakikada sadece takımına değil, hocasına da dersini vermiş.