Vay arkadaş, futbol dünyası bazen ne kadar hızlı dönüyor görüyor musun? Eyüpspor'dan Lille'e transfer olan bizim Berke Özer, daha mürekkebi kurumadan hooop, kendini Ligue 1'in ortasında, Brest deplasmanında bulmuş. Hani derler ya 'ateşe attılar' diye, aynen öyle olmuş. Yeni takımında ilk 11, 90 dakika sahada... Maç sonu skor 3-3, ama bu skorun Berke için 'hoş geldin' mi yoksa 'nereye geldin' mi dediği Fransız basınına göre biraz karışık anlaşılan.
Fransız basını da boş durur mu? Hemen başlamışlar yorumlara. Diyorlar ki, 'kaleci, ilk golde bir tereddüt etti, Brest de affetmedi, aldı golü.' Eee, futbol bu, kaleciysen tereddüt ettiğin an, o top ağlarda biter. Hani 'kalecinin çıktığı topta gol olmaz' derler ya, bizimki de herhalde o lafı tersine çevirmeyi denemiş. Maxi Foot da demiş ki, 'Brest'in beş şutundan üç gol yedi, taraftarlara soğuk terler döktürdü.' Valla, soğuk ter iyiymiş. Fransızlar sıcağa alışkın değildir, Berke onları serinletmek istemiş anlaşılan. Bir de 'ayaklarıyla oynamayı seviyor, cesur tercihler yapıyor' demişler, belli ki biraz sweeper-keeper'lığa soyunmuş ama o gün sahada biraz fazla 'sweeper', az 'keeper' olmuş sanki.
Neyse, maç 2-0 öndeyken 3-3 bitmiş, bizim Berke de ilk maçından gol yemeden çıkma 'geleneğini' başarıyla sürdürememiş. Ama olsun, tecrübe kazandı değil mi? Hem Fransa'da herkes 'ne cesur kaleci' diye konuşacak artık. Lille taraftarı da artık maça giderken yanında tansiyon ilacını, kolonya şişesini eksik etmez. Berke, onlara sıradan bir maç izletmek yerine, her top geldiğinde küçük bir heyecan fırtınası yaşatmayı hedeflemiş anlaşılan. Hadi bakalım, ikinci maçta ne sürprizler bekliyor bizi!