SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Devre arasında kadrosuna yıldız bir golcü katmanın planlarını yapan Fenerbahçe, kısa süre önce listesine eklediği Iheanacho ile ilgili beklediği haberi aldı. Transfere izin çıktığı aktarılırken gözler şimdiden devre arasına çevrildi.
Şu izin çıktı ifadesinin resmiyetine bayılıyorum. Sanki forvet almıyorsun da mutfak balkonunu kapatıyorsun. Belediyeden imar çıkmış, üst kattaki komşu muvafakat vermiş, apartman yöneticisi de kaşeyi basmış gibi bir hava var. Türk futbolunda transfer artık scout işi değil, evrak işi; önce listeye yazıyorsun, sonra mühür bekliyorsun.
Bir de müjde kelimesi var ki, transfer haberciliğinin çeyrek altınıdır. Müjde dendi mi taraftarın beyni otomatikman şampiyonluk kutlaması moduna geçer. Henüz ortada imza yok, uçak yok, sağlık kontrolünde koşu bandında çekilmiş o meşhur fotoğraf yok. Ama müjde var. Bizde müjde, gerçekleşmesi değil, hayalinin kurulabilmesidir.
Fenerbahçe taraftarının devre arası psikolojisi ayrı bir tribün kültürü zaten. Lig daha ilk yarıyı bitirmemişken ikinci yarı kafada oynanmış, kupalar alınmış, otobüsle şehir turu atılmıştır. Gözler devre arasına çevrildi cümlesi de bu yüzden çok tanıdıktır. Gözler hep bir yerlere çevrilir; devre arasına, yaza, gelecek sezona, önümüzdeki 100 yıla. Boyun fıtığı olacağız bu çevrilmelerden.
Bu dönemdeki liste muhabbeti de evdeki buzdolabı kapağına asılan alışveriş listesine benziyor. Domates yazılır ama alınacağı kesin değildir, o günkü pazara ve cüzdana bağlıdır. Iheanacho da o listenin en üstüne mıknatısla tutturulmuş gibi duruyor. Liste var, niyet var, izin bile çıkmış. Bir tek ocak ayının gelmesi, paranın, zamanın ve kaderin tutması eksik. Yani küçük detaylar.
İşin en komik tarafı, izin çıkmasının sanki en zor kısmın hallolduğu gibi sunulması. Taraftar olarak biz izni hep yanlış anlıyoruz. Zannediyoruz ki kapı açıldı, golcü içeri girecek. Oysa Türk futbolunda izin, sadece yeni bir bekleme salonuna giriş bileti demektir. Önce kulübünden izin, sonra menajerinden izin, sonra oyuncudan naz, sonra sosyal medyadan onay, sonra havaalanında meşale yakacak grubun müsaitlik durumu.
Bir de gündelik hayat benzetmesi yapalım; bu haber tam bir ev sahibi-kiracı diyaloğu. Ev sahibi evi göstermeye razı olmuş ama evi tutmuş sayılmazsın. Sadece bakabilirsin yazmışlar. Sen de daha eve bakmadan perde rengini, koltuk düzenini, Şampiyonlar Ligi müziğinde salona girişini planlamışsın. Sonra emlakçı topu devre arasına atıyor. Klasik cümle: Abi ocakta konuşalım.
Sonuçta Fenerbahçe için değişen tek şey takvime bakış açısıdır. Dün üç puana bakılıyordu, bugün ocak ayına bakılıyor. Iheanacho ismi de şimdilik gol atmıyor, umut besliyor ki bu iklimde daha değerli bir işlev. İzin çıktıysa ne ala; Türk taraftarı izinden fazlasını ister, icraat bekler. Devre arası gelsin, bakalım bu izin gol iznine dönüşecek mi, yoksa her zamanki gibi ofsayta mı takılacak.
