SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaştı. Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'nda oynanan mücadele 2-2'lik beraberlikle sonuçlandı. Fotomaç Gazetesi yazarları da bu 90 dakikayı köşelerine taşıyıp yorumladı.
Türk futbolunda 2-2 diye bir skor yoktur, bir uzlaşma komisyonu kararı vardır. Kimse üzülmesin, kimse sevinmesin, herkes eve elinde poşetle dönsün diye alınmış sosyolojik bir önlemdir. Beşiktaş kazanmış kadar yorgun, Kasımpaşa kaybetmiş kadar mutlu, izleyen ise pazara gitmiş kadar bitkin ayrılır bu maçlardan. Herkes haklı çıkar, kimse mutlu olmaz, Türk futbolunun meşhur ara formülü yine çalışır.
Üstelik mevzu Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'nda geçiyor. Burası deplasman tribünü değil, apartman boşluğunda maç izlemek gibidir. Ses yankı yapar, futbolcu nefes alırsan duyarsın, yan hakemin kaşını kaldırması bile tribünde istişare konusu olur. Kasımpaşa deplasmanı böyledir; büyük takım gelir, mahalle baskısıyla bir puanı bırakıp gider.
Maç bitiyor, daha duşlar soğumamışken spor yazarları klavyeye geçiyor. Bu ülkede spor yazarlığı, maçtan çok milletin ruh halini yorumlama sanatıdır. Biri taktik tahtası açar, öbürü camiayı uyarır, üçüncüsü zaten ekim ayından mayıs ayının faturasını keser. Fotomaç yazarları da farklı değil, herkes aynı 2-2'yi izleyip içinden ayrı bir dizi çıkarmış.
Ligin 10. haftası da tam o haftadır. Ne şampiyon belli, ne düşen belli ama herkesin sinirleri pamuk ipliğine bağlıdır. Puan cetveline bakmak, kredi kartı ekstresine bakmak gibidir; aslında biliyorsun durumun ne olduğunu ama yine de bir umutla açıyorsun. Bir puan bazen ilaçtır, bazen de yarım bırakılmış çaydır; ne atarsın ne içersin.
Beşiktaş taraftarı için 2-2, sevgiliden gelen görüldü atıldı mesajı gibidir. Cevap var mı var, ama için rahat mı değil. İki gol atmışsın, iki gol yemişsin, teraziye koysan denge var ama gönül terazisi hep bir yana eğik durur. Tribünde biri istifa diye bağırır, öbürü daha kasım gelmedi sakin ol der, üçüncüsü çekirdeğe devam eder çünkü hayat devam ediyor. Bir yanda hesap kitap yapanlar, bir yanda daha ligin başı diyenler, ortada kocaman bir beraberlik.
Kasımpaşa tarafı ise ligin ev sahibi kiracısı gibidir. Ne şaşalı transfer tantanası var, ne her hafta manşet kavgası, ama geleni gidene bir çelme takar. Büyük takıma karşı alınan her beraberlik, komşunun çocuğunu sınavda geçmek gibidir; kupası yok ama akşam yemekte anlatması çok keyifli. İki gol, iki puan değil iki kilo gurur bırakır masaya.
Sonuçta olan oldu, yazarlar yazdı, taraftar okudu, herkes kendi haklılığını cebine koydu. Bu 2-2 ne Beşiktaş'ı bitirir ne Kasımpaşa'yı uçurur, sadece Türk futbolu arşivine bir klasik daha ekler. Beraberlik dediğin böyledir, kavgayı bitirmez, sadece mola verdirir. Haftaya yeni rakip, yeni umut, yeni köşe yazısı. Düzen hiç değişmez, sadece skorlar yer değiştirir.
