SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
İspanya La Liga'nın 11. haftasında Real Madrid, deplasmanda karşılaştığı Racing Santander'i 3-0 mağlup ederek üç puanı aldı. Milli futbolcu Arda Güler de maçta yaptığı şık asistle geceye imzasını koydu.
Üç golle üç puan almak, futbolda kasa fişinin tam denk gelmesi gibi bir şey. Ne eksik ne fazla, ne kasiyerle tartışma ne de para üstü bekleme. Real Madrid belli ki Santander'e giderken yanında hesap makinesini de götürmüş. At üç tane, al üç puanı, kapat defteri. Alman disiplini falan hikaye, asıl verimlilik hesabı bu.
İşin Türk mutfağındaki karşılığı ise Arda Güler'in asisti. Adam resmen topa değil, hepimizin akşamına sos döktü. Klas asist deniyor ama bizim mahalledeki karşılığı belli: bakkala abi sonra yazarız deyip iki ekmekle çıkmak gibi zarif bir özgüven. Top ayağından çıkıyor, herkes bir anda koltukta dikleşiyor.
Şu an Türkiye'deki her salonun senaryosu da aşağı yukarı aynı. Maç saati gelince baba koltuğu kapıyor, kumanda anayasanın ilk maddesi oluyor. Arda topa her dokunduğunda evden bir hah gördün mü yükseliyor. Sanki asisti yapan çocuk değil de salondaki enişte. Çocuğun her pasında sanki biz yurt dışında okutmuşuz gibi gururlanıyoruz.
Tribün kültürü açısından bakınca deplasmanda üç farkla kazanmak da ayrı bir terbiyesizlik. Ev sahibi taraftar atkısını açmış, çekirdeğini almış, bugün belki diye umutlanmış. Üçüncü gol gelince o belki kelimesi yavaşça sönüyor. Tıpkı misafirliğe gidip çay üstüne çay içip üstelik baklavanın tamamını yiyen akraba gibiler. Ayıp ama yapacak bir şey yok, güç farkı.
Racing Santander cephesinden düşününce durum daha da trajikomik. Kendi evinde oynuyorsun, ismin kulağa yarışacakmış gibi geliyor ama pistte Formula 1 aracı var. Sen daha ısınma turundasın, onlar podyum fotoğrafı çektiriyor. La Liga'da Real Madrid'e karşı oynamak bazen halı sahada yanlışlıkla profesyonel takıma denk gelmek gibi. Abi biz zaten eğlenmesine oynuyoruz deme lüksün bile kalmıyor.
Bu arada üç sıfırın verdiği o steril rahatlık da hiçbir faturada yok. Ne son dakika stresi, ne tırnak yeme, ne koltuk kenarında dua etme. Real Madridliler için maç, pazar kahvaltısında her şeyin masada hazır olması gibi geçmiş. Bizim ligde olsa üçüncü golden sonra kamera tribünde uyuyan amcayı bulur, spiker de taraftar rahat der. Santander'de de rahatlık aynı rahatlık, sadece battaniye İspanyolca.
Sonuçta tabelada yazan şey basit: Real Madrid üç attı, üç aldı, Arda da klasını gösterdi. Ama bizim için mesele hiçbir zaman sadece skor olmadı. Biz o asisti alıp pazartesi sabahı işe, okula, kahveye taşıyacağız. İzledin mi dün Arda'nın pasını diye başlayıp günü kurtaracağız. Santander üç gol yedi, biz üç öğün muhabbet çıkardık. Bereketli deplasmanmış vesselam.
