SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
İtalya Serie A'nın 10. haftasında Milano derbisinde gülen taraf Milan oldu. Kırmızı-siyahlılar, ezeli rakibi Inter'i 3-1 mağlup etti. Gecenin manşetini ise yıldızlaşan performansıyla Moreira kaptı.
Milano derbisi zaten normal bir maç değil, aynı evde yaşayan iki kardeşin salon hakimiyeti kavgasıdır. Biri kumandayı alır, öbürü sesini kısar, anneleri yani İtalya futbolu da uzaktan izleyip çay koyar. Milan bu akşam kumandayı eline alıp yetmemiş gibi pili de cebine atmış gibiydi. Öyle bir sahiplenme, öyle bir rahatlık vardı sahada.
Tribünde de durum farklı değildi. Milan tarafı daha ilk düdükten sonra pikniğe gelmiş aile neşesiyle tezahürat yaptı, atkılar havada uçuştu, herkes birbirine sarıldı. Inter tarafı ise elektrik faturasını yanlışlıkla açmış ev sahibi gibiydi. Önce bir sessizlik, sonra derin bir nefes, sonra hesap kitap. Üç yiyince moral değil, matematik bozuldu, kim kaç puan öndeydi diye kafa karıştı.
Moreira konusuna ayrıca parantez açmak lazım, gerçi parantez değil ona bir balkon lazım. Derbide yıldızlaşmak, kalabalık bir düğünde oynamayı bilmeyen damat gibi kenarda beklerken bir anda halaya girip herkesi şaşırtmaya benzer. Bir bakmışsın ritmi o tutuyor, alkışı o topluyor. Milanlılar muhtemelen maçtan sonra birbirine onun adını söylerken soyadını değil, akrabalık kurar gibi ön adıyla seslendi.
Bir de şu 3-1 skorunun garip bir konforu vardır. 1-0 diken üstündedir, 2-0 nazar korkusudur, 3-0 rehavettir ama 3-1 tam halı sahada arkadaşını çağırma skorudur. Bir gol yemişsin, ciddiyet bozulmamış, muhabbet açılmış. Milan için çay demlenmiş, Inter için cam açılmış gibi. Yeniliyorsun ama hava alıyorsun, garip bir ferahlık var içinde hüzünle karışık.
İşin bir de 10. hafta boyutu var. Sezonun bu dönemi, kışlıkları çıkarıp çıkarmama kararsızlığına benzer. Ne şampiyon belli, ne düşen belli, herkes bir havaya girmiş ama mont giymemiş. Böyle bir haftada derbi kazanmak, pazartesi sendromunu cuma sevinciyle değiştirmek gibidir. Milan şimdi iznini kapmış memur rahatlığında gezer, Inter ise alarmı erteleyip beş dakika daha uyumak isteyen tarafta kalır.
Maç sonrasını tahmin etmek zor değil. Milanlılar grup sohbetlerinde derbi fotoğrafını profil yapar, Interliler bir süre çevrimdışı takılır. Bir taraf kahvede maçı üç kez anlatır, her anlatışta skor biraz daha estetikleşir. Diğer taraf konuyu kapatmak için havadan sudan bahseder, sanki derbi değil de hava durumu konuşuluyormuş gibi yapar. Klasik tribün diplomasisi, yenilen susar, yenen susmaz.
Sonuçta Milano'da bir hafta boyunca makarna bile taraftarına göre daha lezzetli gelecek. Milan için 3-1, cüzdanda unutulmuş para gibi tatlı bir sürpriz değil, bayağı planlanıp bulunmuş bir tokluk hissi. Inter için ise yapılacak şey belli, kafayı kaldırıp önlerine bakmak. Çünkü derbi dediğin, komşuyla yapılan mangal gibidir, dumanı üstünde kalır ama bir sonraki sefere kömürü kim yakacak, asıl mesele odur.
