SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
İspanya LaLiga'nın 11. haftasında Barcelona, Alaves'i 6-1 mağlup etti. El Clasico'nun ardından sahaya çıkan Katalanlar için bu maç tabeladan çok terapi seansı gibiydi. Alaves ise yanlış günde yanlış semte halı saha maçına gelmiş gibiydi.
Altıya bir, futbolda değil bakkal hesabında bile iddialı bir skor. Altı ekmek alıp birini eve getirmek gibi, Alaves'in o tek golü de teselli ikramiyesi tadındaydı. Barcelona taraftarı için maç, elektrik faturasını yanlışlıkla başkasının ödediğini öğrenmek kadar keyifliydi. Tribünde herkes bir ara gol saymayı bırakıp birbirine kaç oldu ya diye sormaya başladı, VAR odasındaki bile hesap makinesi çıkarmıştır.
Tribün kültürü açısından da maç tam bir şölen havasındaydı. İlk yirmi dakikada çekirdeğini bitiren amca bile ikinci yarıda koltuğuna gömülüp keyif çatmıştır. Barcelona taraftarı o kadar rahattı ki, deplasman tribününden gelen susun artık bakışlarını bile alkışla karşıladılar. Hatta bazıları gol sevinciyle sevinç arasında çay molası verdi, stat hoparlörleri bile gol anonsu yapmaktan yorulup ses kısma düğmesini aramıştır.
Bu tarz maçların sosyolojisi ayrıdır. El Clasico sonrası moraller bozuktur, evde surat asılır, grup sohbetine iki gün yazılmaz. Sonra gelir bir Alaves, her şey unutulur. Tıpkı sevgiliden ayrılıp ertesi gün arkadaş grubuyla mangala gidip kendini yeniden yakışıklı hissetmek gibi. Barcelona da tam olarak bunu yaptı: aynaya baktı, kendini beğendi, altı farklı açıdan selfie çekti.
Alaves cephesinden bakınca durum biraz komşuya yemeğe gidip kendini kebapçıda bulmak gibi. Adamlar maça çıkarken plan muhtemelen kapanalım, bir kontratak, bir puan idi. Planın ömrü ilk golle birlikte ortalama bir diyetin ömrü kadar oldu. Sonrası klasik: Bir bakmışsın savunma hattı E-5 trafiği gibi açılmış, herkes birbirine bakıyor, kaleci bile ben mi kurtaracağım hepsini isyanında.
Altı gol yemek de ayrı bir tribün felsefesi gerektirir. Alavesli taraftar bir noktadan sonra mizah bariyerini aşar. Üçüncü golden sonra olsun, biz buraya gezmeye geldik modu açılır. Beşinci golden sonra şemsiye açıp yağmur yokken ıslanmamaya çalışmak gibi bir kabulleniş başlar. O atılan tek gol ise deplasman otobüsünde dönüş yolunda elli kere anlatılacak efsaneye dönüşür: Gördün mü, biz de attık ama!
Modern futbolun absürtlüğü de burada zaten. Maç bitiyor, sosyal medya anında ikiye bölünüyor. Bir taraf özlenen Barcelona döndü manşeti atıyor, diğer taraf rakip zayıftı, sevinmeyin diye soğuk duş etkisi yapıyor. Tıpkı kilo verip fotoğraf atan arkadaşın altına filtre var yazan kitle gibi. Kimse 6-1'in keyfini sade şekilde çıkarmıyor, illa bir veri, bir beklenti, bir ama ekleniyor. Oysa bazen skor sadece skordur ve keyif sadece keyiftir.
Sonuçta LaLiga'nın 11. haftası tarihe Barcelona'nın Alaves'e altı tarifeli moral gecesi olarak geçti. Katalanlar El Clasico bandajını altı dikişle kapattı, Alaves ise Barcelona deplasmanından anlatacak bir gol ve unutulacak beş fazlası ile döndü. Futbol tam da bu yüzden güzel: Bir hafta canınız sıkılır, ertesi hafta başkası üzülürken siz çekirdeğinize devam edersiniz. Sıradaki rakip şimdiden kombinesini iptal etmeyi düşünüyordur.
