SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
İngiltere Premier Lig'in 9. haftasında Chelsea sahasında Manchester United'ı ağırladı. Mücadeleyi Maviler 2-0 kazandı ve 3 puanı hanesine yazdırdı.
Haberin bu kadar kısa olması sizi aldatmasın, çünkü 2-0 denen skor futbol dilinde en kibar tokatlama biçimidir. Ne tek farklı galibiyetlerin ayıp olmasın diye el sıkışılan nezaketi vardır, ne de farklı yenilgilerin ertesi gün işe gidememe utancı. Tam pazar kahvaltısında tereyağının ekmeğe sorunsuz sürülmesi kıvamında bir rahatlıktır.
Chelsea açısından ev sahipliği zaten başlı başına bir konfor. Misafir odasını toplamış, çayı demlemiş, kumandayı eline alıp en rahat koltuğa kurulmuş bir ev sahibi rahatlığı vardı sahada. Manchester United ise ziyarete gelip terlik bulamayan misafir gibiydi, ne kapıda karşılama tam oldu ne içeride oturacak minder kaldı.
Tribün kültürü açısından bakınca bu maç tam bir sonbahar maçıydı. Hava serin, beklenti yüksek, atkılar boyunda, çaylar karton bardakta. Chelsea tribünü o gün kendini evinde hisseden kiracı gibiydi, aidatı ödemiş, kombiyi yakmış, keyfine bakıyor. Deplasman tribünü ise taşınma günü asansörü bozuk apartmana denk gelmiş gibi, merdiven çıkıp durdu ama bir türlü üst kata ulaşamadı.
2-0'ın psikolojisi de bir başkadır. 1-0 olsa herkes tırnak yer, 3-0 olsa konu kapanır. 2-0 ise evde iki yastıkla uyumak gibidir, biri kaybolursa diğeri kurtarır. Maviler de maçı tam o iki yastıklı konforla oynadı, ne rehavete kapılacak kadar gevşedi ne de panik yapacak kadar gerildi.
İşin United tarafı ise gündelik hayatın en tanıdık hissi. Pazara geç gidip güzel domatesleri bitmiş bulmak, otobüse tam kapılar kapanırken yetişememek, telefonda şarjın yüzde ikide kalması. Kötü bir gün değil ama iyi bir gün hiç değil. Bavulu toplamışsın, yola çıkmışsın, vardığın yerde kimse seni beklemiyor.
Bir de şu üç puanı hanesine yazdırdı ifadesindeki tapu dairesi ciddiyetine bayılıyorum. Sanki Chelsea kaleye gol atmadı da nüfus müdürlüğünde sıra bekleyip imza attı. Oysa tribündeki herkes biliyor ki üç puan haneye değil, doğrudan pazartesi muhabbetine yazılır. Ofiste, kahvede, grup mesajlarında iki hafta yetecek malzeme demektir.
Sonuç olarak Premier Lig'in 9. haftası bize şunu hatırlattı, bazı maçlar kazanılır, bazıları ise ev sahibi gibi kazanılır. Chelsea evinde koltuğa yayıldı, kumandayı aldı ve maçın sonunu bekledi. United içinse Londra seferi kısa sürdü, dönüş yolunda herkesin aklında aynı cümle vardı, sağlık olsun da insan bir gol atardı.
