Bolonya'da 103-101: Beşiktaş Makarnayı Son Saniyede Tencereden Aldı

Yayın Tarihi: 31.10.2026 01:04
Ana Sayfa Haberler Bolonya'da 103-101: Beşiktaş Makarnayı Son Saniyede Tencereden Aldı

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

EuroLeague'in 9. haftasında Beşiktaş, İtalya deplasmanında Virtus Bologna ile karşı karşıya geldi. Nefes kesen mücadele son saniye basketiyle belirlendi ve siyah-beyazlılar sahadan 103-101'lik galibiyetle ayrıldı.

Skora bakınca insan basketbol maçı mı izledik yoksa iki takım karşılıklı olarak birbirine sayı mı ikram etti diye düşünüyor. 103-101 nedir arkadaş? Bu tempoda skor tabelası bile terlemiştir. Normalde İtalya deyince aklımıza düşük tempolu, herkesin birbirini süzerek oynadığı sert savunma maçları gelir. Beşiktaş gitmiş, Bolonya'nın ortasında koşu bandını son hıza almış.

Deplasmanda İtalyan takımıyla oynamak zaten başlı başına bir gündelik hayat sınavıdır. Garsonun bile menüyü uzatırken sana bakıp memleket sorduğu bir yerde, binlerce kişinin sana rakip gözüyle baktığı salonda oynamak kolay değildir. Evde koltukta maç izlerken kumandaya uzanmak bile efor isterken, kalkıp Bolonya'da geri dönüş kovalamak büyük iştir. Büyük cesaret, büyük mide.

Bir de bunun adı geri dönüş. Türk basketbolseveri için geri dönüş demek, umudu kesip mutfağa çay koymaya gitmek, sonra salondan gelen uğultuyla elinde kaşıkla geri koşmak demektir. Beşiktaş taraftarı muhtemelen maçın bir yerinde telefonunu sessize alıp akraba grubuna iç geçirmiştir. Sonra son saniyede aynı gruba büyük harfler, ünlemler, yanlışlıkla amca emojisi falan gönderilmiştir. Klasik prosedür eksiksiz uygulanmıştır.

Tribün kültüründe deplasman galibiyetinin yeri ayrıdır. Hele İtalya'da kazanmak, komşunun düğününde en güzel oynamak gibidir. Herkes seni izler, kimse alkışlamaz ama içten içe not eder. Beşiktaşlılar şimdi bütün hafta o son saniyeyi anlatacak. Otobüste, metroda, iş yerinde çay sırasında hep aynı cümle duyulacak, top havada süzüldü. Topun havada süzülme süresi toplamda bir saniye falandır ama anlatırken kırk beş dakika olacak.

103-101'lik skorun güzelliği de şurada, kimse savunma yapmamış demeye dilin varmıyor çünkü tempo her şeyi yutmuş. Ama kuru ironisiyle söyleyelim, modern basketbol da zaten böyle bir şey. Eskiden bir sayı için herkes birbirini kovalardı, şimdi herkes buyur önce sen at nezaketiyle oynuyor. Maç değil adeta açık büfe olmuş. Beşiktaş da tabağını en son ve en doğru şekilde dolduran taraf olmuş.

İtalya deplasmanında son saniyeyle kazanmak ayrıca bavula ekstra yük demektir. O top girer, bütün takım sevinir, taraftar sevinir ama dönüş yolunda herkesin omzunda tatlı bir yorgunluk ve telefonda bitmiş bir şarj olur. Çünkü son iki dakika kimse tarafından normal izlenemez. Herkes ayağa kalkar, biri sürekli öne eğildiği için arkadaki göremez, arkada sürekli sakin olun diyen abi en çok bağıran olur. Bolonya'da da aynısı yaşanmıştır, sadece İtalyancası.

Sonuçta Beşiktaş, EuroLeague'in 9. haftasına şöyle yazıldı, Bolonya'ya gitti, geri döndü ve son saniyede 103-101 kazandı. Ne az ne çok, tam kıvamında bir deplasman hikâyesi. Bundan sonrası için taktik tahtası açacak halimiz yok, o iş bizlik değil. Bize düşen bu galibiyeti makarna üstü parmesan gibi haftanın üstüne serpip afiyetle konuşmak. Afiyet olsun.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: Habertürk Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş