SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
2027 UEFA Avrupa Şampiyonası B Ligi 1. Tur 2. Grup'ta boy gösteren U17 Kız Milli Takımımız ikinci maçına çıktı. Rakip Karadağ'dı ve doksan dakika sonunda tabela 1-1 beraberliği gösteriyordu.
Tribünde maçı izleyen dayı modeli için 1-1'lik skor her zaman aynı anlama gelir: Yenemediysek yenilmedik de, çaylar şirketten. Oysa U17 seviyesinde beraberlik, evde kardeşinle son böreği tam ortadan bölmek gibidir. Kimse aç kalmaz ama kimse de ben kazandım diye hava atamaz. Karadağ cephesi muhtemelen aynı böreğe kendi kaşarını eklediğini düşünüyordur.
B Ligi 1. Tur 2. Grup tabiri zaten başlı başına bir apartman yöneticiliği duyurusu gibi. B Blok 1. Merdiven 2. Kat toplantısı gibi duyuluyor. İnsan ister istemez soruyor: Bu kadar harf ve rakamın arasında çocuklar futbola ne zaman odaklanıyor? Muhtemelen maçtan önce soyunma odasında biri fikstürü okuyup biz şimdi tam olarak neredeyiz diye soruyor, harita açılıyor.
U17 demek, sabah matematik sınavına girip öğleden sonra milli formayla pres yapan yaş demek. Biz o yaşta bakkala gidip bozuk parayı denkleştiremiyorduk, bunlar Karadağ'ın savunma bloğunu çözmeye çalışıyor. Beraberlik de tam o ergen kararsızlığı gibi: Ne tam sevinç ne tam hüzün. Eve gelip annene nasıl geçti diye sorulduğunda iyiydi galiba diye cevap verdiğin günler gibi.
Tabii maç biter bitmez sosyal medya teknik direktörleri sahneye çıkmıştır. Daha dün halı sahada kaleye geçmemek için bağcığını bağlıyor numarası yapanlar, şimdi 4-3-3'ün iç koridor kullanımını tartışıyor. Beraberlik onlar için bulunmaz nimettir, çünkü hem yerden yere vurabilir hem de umut var diyebilirsin. Aynı pozisyonda hem haklı çıkmak, Türk futbol yorumculuğunun ölümsüz taktiğidir.
Karadağ da adı üstünde kara dağ gibi takım, aşması zor. Turistik broşürde görsen oh ne güzel ülke dersin, sahada karşına çıkınca pres yapmaktan paçan tutuşur. 1-1, o dağa karşı kampı yarıda kurmak gibi bir şey. Zirveye çıkamadın ama uçurumdan da yuvarlanmadın. Termosta çay hâlâ sıcak, battaniye hâlâ omuzda, idare eder.
İkinci maç beraberliği, grup hesaplarını da çay ocağı muhabbetine çevirir. Herkes bir anda matematik profesörü kesilir: Şimdi biz iki maçta şu kadar puan aldık, öteki maç şöyle olursa, averaj da gelirse... Sanki UEFA değil de mahalle bakkalının veresiye defteri hesaplanıyor. Kızlar sahada top koşturuyor, biz dışarıda hesap makinesiyle tur atlıyoruz. Klasik Türk taktiği: Önce berabere kal, sonra ihtimalleri sev.
Sonuçta U17 Kız Milli Takımımız yenilmeden yoluna devam ediyor ve bu yaş grubunda yenilmemek, harçlığı bitirmeden ayı kapatmak kadar değerli bir disiplindir. Karadağ'a karşı alınan 1-1, ne destan ne ağıt, tam ortası: geleceğe göz kırpan bir virgül. Bundan sonrası için yapılacak şey belli: Aynı ciddiyet, biraz daha cesaret ve tribünde çekirdeği biraz daha yavaş çıtlatan bir sakinlik.
