Arkadaşlar, Brezilya'dan öyle bir haber geldi ki, bizim ligin sıradanlıkları yanında resmen Oscar'lık drama yaşanmış! Geçenlerde Santos'un Vasco da Gama'ya 6-0 tokatlandığı maçı duymuşsunuzdur. Hani şu bizim Neymar'ın eski takımının perişanlığını görünce dayanamayıp gözyaşlarına boğulduğu, adeta sel ettiği maç… Normalde bu kadar fark yiyince taraftar ağlar, teknik ekip ağlar, futbolcular kafasını yere eğer... Ama Brezilya'da olunca işler biraz daha 'duygusal' oluyor, malum. Milyon euroluk adam ağlıyorsa, ortada koca bir dram var demektir!
Tabii ki bu dramın bir faturası olacaktı. Futbolun değişmez kanunu: yenilgide ilk kurban hoca olur! Cleber Xavier abimiz, 6-0'lık hezimetin ertesi günü apar topar kapının önüne konulmuş. 'Kaptan koltuğu bırak' demişler adama, 'gemiyi batırıyorsun!' Peki yerine kim gelmiş? İlk başta 'Sampaoli gelecek' diye dedikodular çıktı, hani şu deli dolu Arjantinli... Ama adam hem çok para istemiş hem de 'Bana 5 tane Ronaldo, 3 tane Messi alın' tadında transfer listeleri uzatmış herhalde. Santos da 'Dur hele, biz zaten batık gemiyiz, bu kadar lükse gelemeyiz' deyip vazgeçmiş. Neyse ki, çok da nazlanmayan, 'Bütçeyi aşmayın yeter' diyen Juan Pablo Vojvoda'da karar kılmışlar. Adamcağız en son Fortaleza'daymış, temmuzdan beri boşta, tam da 'gelen ağam giden paşam' kontenjanından.
Şimdi bu Vojvoda'dan ne bekleniyor derseniz? Öncelikle Neymar'ın gözyaşlarını kurutması, sonra da takımı düşme hattından biraz daha uzaklaştırması. Brezilya Serie A'da 15. sıradalar, düşme potasıyla aralarında sadece 2 puan fark var. Yani 6-0'lık hezimet sadece bir maç değil, tam bir SOS sinyaliydi. Yeni hoca geldi ama Santos'taki durum 'Neymar ağladı, hoca değişti ama sorunlar aynı kaldı' kıvamında. Hadi bakalım Vojvoda, kolay gelsin sana! Ağlayan Neymar'a mı, ligdeki kötü duruma mı çare olacaksın, göreceğiz!