SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Türkiye, 2027 UEFA Konferans Ligi finaline ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2 Haziran 2027'de Beşiktaş Park'ta oynanacak final öncesinde TFF ile UEFA heyeti organizasyon toplantılarına başlamış. Yani ortada henüz finalist yok ama toplantı masası çoktan kurulmuş.
Bu erken hazırlık hali bizim için tanıdık bir düğün organizasyonu ciddiyeti taşıyor. Normalde her işi son dakikaya bırakıp son hafta sabahlayan bir millet olarak, bir buçuk yıl önceden toplantı yapmamız başlı başına tarihi bir olay. Muhtemelen birileri salonu tutalım da gerisi hallolur mantığıyla Beşiktaş Park'ın kapısına şimdiden 2027 yazdırmış, listeye de kına gecesi gibi prova maçı eklemiştir.
Beşiktaş Park seçimi de başlı başına tribün romantizmi. Düşünsene, bir tarafında Boğaz, üstünde martı, altında zeminde Konferans Ligi topu. Avrupa'nın herhangi bir şehrinde final izlersin, burada ise maçtan önce vapurla stada gelme ihtimalin var. UEFA heyetinin toplantıda sunum izlerken bir ara cama bakıp vapur kaçırmayalım diye iç geçirdiğine eminim.
Konferans Ligi zaten bizim gibi tribün insanlarının en sevdiği kıvamda bir organizasyon. Ne Şampiyonlar Ligi'nin smokinli balo havası var, ne de kimsenin umursamadığı bir hazırlık maçı rehaveti. Tam ortası: Perşembe akşamı televizyonu açıp adını ilk kez duyduğun takıma 10 dakikada bağlanma ligi. Final İstanbul'da olunca o bağlanma hızı muhtemelen iki katına çıkacak.
Organizasyon toplantısı denince de aklıma nedense dev bir projeksiyon perdesi ve bitmeyen bir çay servisi geliyor. Biri girişte kuyruk nasıl olacak diye soruyor, diğeri basın tribününde priz var mı diye not alıyor. Sonra biri mutlaka o meşhur cümleyi kuruyor: bizde misafirperverlik önemlidir. Sonrası klasik: yaka kartı, görevli yeleği, telsiz cızırtısı ve toplantı bitmeden kaybolan bir akreditasyon kartı.
Biz taraftarlar için ise hazırlık çok daha pratik ve biraz da gündelik hayat planlaması gibi. Bir buçuk yıl var diye kimse rahat değil, herkes şimdiden takvimine küçük bir yıldız koydu. 2 Haziran 2027 Çarşamba mıydı perşembe miydi tartışması, grup sohbetlerinde çoktan başladı. Anneler o tarihe düğün koymayın diye tembihlendi, patronlardan yıllık izin için şimdiden nabız yoklanıyor.
Bir de İstanbul gerçeği var ki UEFA sunumlarında grafiği bile heyecan yaratır: trafik. Toplantıda ulaşım planı konuşulurken heyetteki birinin yüzünde o tatlı tebessümü hayal edebiliyorum. Final günü stada otobüsle 20 dakika yazıp yanına yıldız koyup hava ve trafik koşullarına göre değişir eklemek, bizim organizasyon literatürümüzün en dürüst maddesi olacak.
Sonuçta ortada kupa yok, finalist yok, kadro yok ama heyecan şimdiden tam kıvamında. Biz zaten kupa töreninden çok finale giden yolun absürtlüğünü severiz: toplantısı, kuyruğu, martısı, trafiği ve son dakika golünde ayağa fırlayan tribünüyle. 2 Haziran 2027'de Beşiktaş Park'ta kim oynarsa oynasın, İstanbul çoktan kendi finalini oynamış olacak: organizasyonu kusursuz yapıp yine de kaosu bir şekilde tribüne taşımayı başarma finalini.
