Muhtemel 11 Falı Açıldı: Abdülkerim Yok, Konya Ayazı Var, Okan Buruk'a Kolay Gelsin

Yayın Tarihi: 29.10.2026 13:39
Ana Sayfa Haberler Muhtemel 11 Falı Açıldı: Abdülkerim Yok, Konya Ayazı Var, Okan Buruk'a Kolay Gelsin

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında TÜMOSAN Konyaspor deplasmanına konuk oluyor. Teknik direktör Okan Buruk, Abdülkerim Bardakçı'nın yokluğunda savunma hattını yeniden düzenlemek zorunda kalıyor. Gündemdeki sürpriz karar ve muhtemel 11 tartışması da buradan çıkıyor.

Muhtemel 11 bizde artık bir kadro tahmini değil, toplu fal seansıdır. Maçtan günler önce herkes 11'i ezbere sayar, bir tek futbolcuların kendisi duymamıştır. Kahvede yazılır, aile grubunda tartışılır, sosyal medyada 300 yorumlu bilirkişi raporuna dönüşür. Sonra maç saati bambaşka bir isim sahaya çıkar ve hepimiz ilk kez duyuyormuş gibi şaşırırız. Bu tiyatroyu haftada iki kez izleyip hiç sıkılmıyoruz.

Abdülkerim Bardakçı'nın yokluğu da bu yüzden evdeki sağlam sandalyenin gezmeye gitmesine benziyor. Dururken kıymetini anlamazsın, misafir gelince herkes birbirine bakmaya başlar. Taraftar bir anda inşaat mühendisi olur, kim stoper oynar, boyu yeter mi, sol ayak mı sağ ayak mı diye ölçüm yapar. Halbuki tribündeki çoğumuzun savunma tecrübesi, halı saha dönüşü bel tutulmasıyla sınırlıdır. Ama özgüvene bakarsan hepimiz yıllarca Şampiyonlar Ligi'nde oynamış gibiyiz.

Savunmayı yeniden dizmek zaten başlı başına apartman yönetmek gibidir. Birini oraya koyarsın aidat sorunu çıkar, öbürünü çekersin asansör bozulur. Stoper ikilisi dediğin şey evlilik gibidir, uyum ister, zor anlarda sırt dönmemek ister. Şimdi o uyumu bir maçlığına yeniden kurmak gerekiyor. Üstelik deneme tahtası Konya deplasmanı. Kolay gelsin demekten başka elden pek bir şey gelmiyor.

Konya deplasmanı da ligin o sessiz ciddi sınavıdır. Ne İstanbul gürültüsü vardır ne tatil havası, dümdüz futbol, dümdüz ayaz ve tribünde sabırlı bir uğultu vardır. Galatasaraylı için Konya, misafirliğe gidip etli ekmeği fazla kaçırma korkusu gibidir. Gidersin, keyiflidir, ama dönüşte aman puanlar hazmedilmiş mi diye kontrol edersin. Üstelik Konyaspor evinde dişlidir, gelen yıldızı hor görmez, formayı ıslatmadan göndermez.

İşin komiği, tek bir değişiklikten destan çıkarmayı çok seviyoruz. Basın sürpriz yazar, taraftar gizli mesaj arar, muhtemel kadrodaki ufacık oynamayı satranç hamlesi sanırız. Oysa bazen sürpriz dediğin şey, elde kalan sağlam stoper sayısıdır. Teknik direktörlük bazen büyük taktik değil, mutfakta kalan malzemeyle misafire sofra kurmaktır. Soğan yoksa sarımsakla idare edersin, önemli olan sofrayı dağıtmamaktır.

Tribün kültürü de bu haftalarda coşar. Biri çıkar der ki eskiden böyle miydi, diğeri çıkar der ki bu takımda ruh kalmadı. WhatsApp grubu yangın yerine döner, herkes dizilişi parmağıyla çizer. Üçlü mü oynasak, dörtlü mü kalsak, bekler çıksın mı, orta saha kalabalık mı olsun. Sanki koskoca kulübün kaderi, dayımın oğlunun çizdiği dizilişe bağlıdır. Ve itiraf edelim, bu muhabbetin kendisi bazen maçtan daha eğlencelidir.

Sonunda top Konya'da santraya konacak ve bütün bu muhtemel senaryolar yerini tek gerçeğe bırakacak. Savunma kiminle kurulursa kurulsun, Galatasaray'ın deplasmanda yapacağı şey belli, topu da taraftarı da sakin tutup oyunu kendi tarafına çekmek. Abdülkerim yokken sıradan bir savunma günü bile kahramanlık sayılır. Gerisi tribün muhabbetidir, pazar kahvaltısında anlatılır, haftaya yeni muhtemel 11'de unutulur.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: A Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş