Ankara'da Tam Mutabakat: TBF'nin Bütçesi de Üçlüğü Bulmuş

Yayın Tarihi: 28.10.2026 13:48
Ana Sayfa Haberler Ankara'da Tam Mutabakat: TBF'nin Bütçesi de Üçlüğü Bulmuş

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

Türkiye Basketbol Federasyonu Olağan Mali Genel Kurulu Ankara'da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıda yönetim kurulunun faaliyet raporu ile denetim kurulu raporu ele alındı. Her iki rapor da oy birliğiyle ibra edildi.

Aslında mali genel kurul, basketbolun görünmeyen savunması gibidir. Sahada herkes smaç basan oyuncuyu alkışlar ama kimse doğru perdeyi yapan uzunu hatırlamaz. Bilanço da öyledir. Sıkıcıdır, terletmez, fotoğraf vermez ama o olmadan takım sahaya çıkamaz. Bir nevi takımın su molasıdır, kimse onun için bilet almaz ama herkes susayınca kıymetini anlar.

İşin bir otelde yapılması da artık yerleşmiş bir federasyon geleneği. Türk sporunda önemli kararlar nedense hep otel salonlarında alınır. Salonun ışıkları biraz kısık, çaylar biraz açık, perdeler biraz kalındır. Basketbol sahasındaki ışıklandırma gibi her şey ortadadır ama projeksiyon perdesine yansıyan rakamlar bir anda salondaki herkesi efendi ve dikkatli bir sessizliğe davet eder.

En etkileyici kısım ise oy birliğiyle ibra detayıdır. Ligde hakemin düdüğünde bile oy birliği sağlanamazken mali tabloda yakalanması gerçekten takdire şayan. Üçlük yüzdesinde, faul kararında, son topun kime verileceğinde tribünde iki kişi bile anlaşamaz. Ama defterler açılınca herkes aynı hizada durur. Açık söyleyelim, basketbolda alan savunmasını bile bu kadar düzgün kuran az takım vardır.

Faaliyet raporu denen şey tribün diline çevrilince aslında koca bir sezonun özetidir. Hangi organizasyon nerede yapıldı, hangi program nasıl geçti, saha dışında neler olup bitti. Taraftar için faaliyet demek, deplasman otobüsünde kaç simit yendi ve pota arkası tribünde kaç desibel bağırıldığıyla ölçülür. Federasyon için ise salonlar, takvimler ve planlamalar demektir. İkisi de yorulur, biri ter atar diğeri kalem oynatır.

Denetim kurulu raporu ise evin mutfak masrafına benzer. Ay sonunda buzdolabını açarsın, yoğurt kabının içinde yoğurt yoktur ama hesap tutuyordur. Kimse o tabloyu heyecanla okumaz ama tutmazsa evde huzur kalmaz. Basketbolda da böyledir. Rakamlar tutunca kimse sevinçten orta sahadan üçlük atmaz, tutmayınca herkes koçtan daha çok bağırır. Bu yüzden denetimin sessiz onayı, sporun en gürültüsüz galibiyetidir.

Taraftar gözüyle bakınca iş daha da komikleşir. Bizim tribün ekonomisi bambaşkadır. Maç bileti, forma, deplasman yol parası, salon önünde köfte ekmek derken kendi bütçemizi Excel ile değil vicdanla yönetiriz. Ay sonu gelince kendi mali genel kurulumuzu mutfak masasında yaparız. Tek fark, bizim ibralar genelde oy çokluğuyla değil, ev halkının oy birliğiyle reddedilir. Bu açıdan federasyonun işi biraz daha kolay görünüyor.

Sonuç olarak Ankara'daki otel salonundan kavga değil mutabakat çıkması, basketbol adına küçük ama anlamlı bir asisttir. Herkes aynı yöne bakmış, defteri kapatmış, topu yeniden sahaya atmış. Şimdi gözler yine parkeye dönecek. Çünkü raporlar onaylanır, dosyalar kapanır ama tribünün asıl sorusu hiç değişmez. Bu sene pota altında kim duracak ve o kritik ribaundu kim alacak.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: A Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş