SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Ziraat Türkiye Kupası 3. Tur maçında Etimesgut SK ile Gaziantep FK karşı karşıya geldi. 7. dakikada Enver Kulasin'in golüyle Gaziantep FK, Etimesgut SK karşısında 1-0 öne geçti. Maç daha yeni başlamışken skor tabelası mesaiye erken başladı.
7. dakika futbolda öyle bir dakikadır ki, taraftar daha koltuğuna tam yerleşememiştir. Bir elinde çekirdek, diğer eliyle arkadaşına bu sene kupa ciddiye alınacak mı sence diye sorarken gol olur. Televizyonu yeni açanlar için durum tam bir şaka gibidir, çünkü spiker coşkuyla bağırır, sen ise daha maçın hangi kanalda olduğunu yeni çözmüşsündür. Erken gol, apartmanda zile basıp kaçan çocuk gibidir, yakalayamazsın ama sesini duyarsın.
Türkiye Kupası'nın 3. turu zaten başlı başına bir mahalle düğünü disipliniyle oynanır. Üst lig takımı gelir, alt lig takımı hoş geldiniz der ama rekabete hemen girişir. Tribünde bir amca mutlaka yedek ağırlıklı çıkmışlar analizini yapar, sanki kadroyu kendisi kurmuş gibi. Diğer tarafta koca bir deplasman tribünü değil, küçük ama inatçı bir deplasman grubu vardır, sayıca az ama ses olarak sanki otobüsün egzozu patlamış gibi etkilidirler.
Enver Kulasin'in 7. dakikada gol atması da işin en şiirsel kısmı. Dakika 7, skor 1-0, herkesin aklında aynı tilki dolanır, acaba arkası gelecek mi, yoksa bu gol bütün maçın üzerine battaniye gibi mi örtülecek. Erken öne geçen takımın taraftarı bir anda taktik dehaya dönüşür, erken bulacaksın sonra oyunu tutacaksın diye ahkam keser. Sanki golü kendisi atmış gibi göğsü kabarır, halbuki sabah alarmı üç kez ertelemiştir.
Etimesgut SK cephesini düşünün, daha maçın kokusu yeni yayılmıştı. Savunma oyuncuları muhtemelen birbirine ısınamadık daha bakışı atmıştır, o bakış her halı saha maçında da vardır ve asla tercüme edilemez. Teknik direktör kenarda kollarını kavuşturur, o kavuşturma planımızda bu yoktu ama varmış gibi davranalım kavuşturmasıdır. Taraftar ise o meşhur teselliye sarılır, olsun daha çok var kupa bu belli olmaz, ki bu cümle Türk futbolunun resmi ilk yardım çantasıdır.
Gaziantep FK açısından durum da ayrı bir komedidir. Üst ligden gelip 7. dakikada öne geçmek, misafirliğe gidip daha kapıda böreği kapmak gibidir, lezzetlidir ama ev sahibiyle göz göze gelmek biraz utandırır. Şimdi top sahada değil, beklenti omuzlardadır, fark olur mu beklentisi çöker. Oysa kupa maçlarında top yuvarlaktır lafı boşuna söylenmemiştir, o top bazen dümdüz yuvarlanmaz, sanki yokuş aşağı bırakılmış karpuz gibidir, nereye gideceği belli olmaz.
Bir de bu golün gündelik hayattaki karşılığı vardır. Sabah işe gidip daha bilgisayar açılmadan ilk işin düşmesi gibi, 7. dakikada gol görmek de güne hazırlıksız yakalanmaktır. Çay ocağı daha demlenmemiş, fotokopi makinesi ısınmamış, savunma yerleşmemiş. O an, otobüse tam binerken kapının yüzüne kapanması hissidir, bir saniye ile kaçırdım duygusu bütün vücuda yayılır.
İşin sonunda skor 0-1, dakika 7 ve hikaye daha yeni başlıyor. Kupa zaten böyle bir şeydir, favori erken güler, sürpriz geç güler, taraftar ise hep geç anlar. Bakalım bu erken gol, maçın geri kalanında bir uyarı zili mi olacak, yoksa hepimizin aklında kalan o maç 7. dakikada başlamıştı zaten cümlesi mi olacak. Çünkü Türkiye Kupası'nda tek kural vardır, erken gol atan sevinir ama erken konuşan genelde yanılır.
