OH Be Ulan OH: Bir Eksikle Tam Sayılan Beşiktaş Mutluluğu

Yayın Tarihi: 27.10.2026 06:40
Ana Sayfa Haberler OH Be Ulan OH: Bir Eksikle Tam Sayılan Beşiktaş Mutluluğu

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

Beşiktaş, hafta içi Avrupa Kupası'nda aldığı beraberliğin ardından lige döndü. Sakatlığı bulunan Orkun Kökçü dışında ideal 11'iyle sahaya çıktı. Siyah beyazlılar için artık puan kaybına tahammülün olmadığı bir maç oynanıyor.

Manşetteki OH be ünlemi zaten bütün tribünün ortak iç sesi gibi duruyor. Haftalardır sakat, cezalı, yorgun, küs, uçağı rötarlı derken bulmaca gibi kadro kurmaktan yılan taraftar, nihayet ekranda tanıdık isimleri yan yana görünce derin bir nefes almış. Eksik listesini buzdolabı kapağı gibi ezberleyenler için bir kişinin yokluğu neredeyse yokluk sayılmıyor.

Türk futbolunda ideal 11 kavramı zaten mitolojik bir yaratık muamelesi görüyor. Herkes bahsediyor ama gören neredeyse yok. Kimi zaman teknik direktör bozuyor, kimi zaman fikstür, kimi zaman da nazar. O yüzden Orkun dışında tamamız cümlesi, kışın kombiyi açıp bütün peteklerin ısındığını görmek gibi bir şey. Bir petek ılık kalmış ama olsun, ev genel olarak sıcak.

Hafta içi Avrupa Kupası beraberliği de bu rahatlamayı daha anlamlı kılıyor. Avrupa dönüşü lig maçı her zaman aynıdır, valiz daha boşaltılmadan çamaşırlar sepete atılır. Taraftar da hafta içi gecesi uykusuz kalmış, hafta sonu kendini affettirmek isteyen çalışan gibidir. Beraberlik ne zafer sarhoşluğu verir ne dibe vurdurur, tam arada bırakır. Ne şiş yandı ne kebap, ama mangal kokusu üstüne sindi.

İşin komiği, bir kişi eksik olunca bile sevinmeyi suç gibi hissediyoruz. Normalde on bir kişiden biri yoksa sevinilmez, ama bizde hesap ters işliyor. Geçen ay kim oynuyor, bu çocuk altyapıdan mı, yoksa misafir öğrenci mi diye sorduğumuz günleri hatırlayınca, tek eksikle sahaya çıkmak lüks tatil paketi gibi geliyor. Taraftar WhatsApp grubunda muhtemelen kadro ekran görüntüsü dönüp duruyordur, altına da nazar boncuğu emojisi.

Bir de şu meşhur puan kaybına tahammül yok cümlesi var. Bu cümle her sezon defalarca kuruluyor. Matematik olarak hâlâ tolerans vardır ama tribün matematiği ayrı çalışır. Tribünde puan cetveli değil, sinir katsayısı hesaplanır. Taraftar kendini evde sayaç okuyan görevli gibi hisseder, her maçta kalan krediyi sayar. Tahammül bitmiştir, kredi tükenmiştir, sabır modemi resetlenmiştir.

Aslında bu durum gündelik hayata çok benziyor. Maaş yatmış, faturalar ödenmiş, bir tek mutfak musluğu damlatıyor, ama ev huzurlu dersin. Beşiktaş taraftarı da şu an öyle, Orkun'un yokluğu damlatan musluk gibi kenarda duruyor, ama evin geri kalanı toplu diye keyfi yerinde. Herkes o musluğa bakıp idare ediyor, yeter ki bu arada evi su basmasın. Yani puanlar aksın, musluk beklesin.

Sonuçta OH be demek, şampiyonluk ilanı değil, küçük bir nefes molası. Türk futbolunda tam kadro çıkmak bile başlı başına kutlama sebebi olmuşsa, varın siz rekabetin halini düşünün. Taraftar çok şey istemiyor, sahada bildiği yüzleri görüp koltuğuna yaslanmak istiyor. Bu hafta eksik bir, umut tam. Gerisi zaten her zamanki gibi doksan dakika boyunca bağırarak halledilir.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: A Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş