SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Almanya Bundesliga'nın 7. haftasında Bayern Münih, Freiburg'a konuk oldu ve sahadan 3-1 galip ayrıldı. Böylece Bavyeralılar derbi öncesi hata yapmadan yoluna devam etti.
Freiburg deplasmanı Bundesliga'da öyle herkesin elini kolunu sallayarak üç puan alıp döndüğü bir yer değildir normalde. Orası biraz bayramda uzak akrabaya kahvaltıya gitmeye benzer, ev sahibi hazırlıklıdır, çay demlidir, koltuklar ters çevrilmiştir. Bayern'in oraya gidip üç golle dönmesi, misafirliğe gidip hem karnını doyurup hem de ev sahibinin reçel tarifini alıp gelmek gibidir.
Bir de skorun şu Almanlığına bakar mısın, 3-1. Ne abartı var ne romantizm, tam kararında. Ne rakibi rencide edecek kadar farklı ne de son dakikada tansiyon ilacı içirecek kadar riskli. Bildiğin IKEA mobilyası gibi, kutudan ne çıkacağı belli, kurulumu sakin, sonunda ayakta duruyor. Bayern atmış üçünü, kapatmış dükkânı, Freiburg'a da hatıra olsun diye bir tanesini bırakmış.
Asıl mesele zaten maçtan çok başlıktaki o iki kelime, derbi öncesi. Bu, ligin en stresli cümle kalıbıdır. Sınavdan bir gece önce konuları bitirmiş öğrenci rahatlığı verir. Bayern için Freiburg maçı, derbiden önce buzdolabına yapıştırılan not gibidir, süt alındı, yumurta alındı, Freiburg da yenildi. Şimdi gönül rahatlığıyla haftanın dedikodusuna geçilebilir. Kimse heyecan yapmaz, kimse nazar değdirmek istemez.
Deplasman tribünü açısından bakınca da tablo tanıdık. Bayern taraftarı için Freiburg'a gitmek biraz günübirlik tur gibidir, sosis yenir, atkı sallanır, dönüş yolunda üç golün muhabbeti yapılır. Ev sahibi tribün ise ilk başta inanır, bağırır, davulun ritmi hızlanır, sonra skor 3-1'e gelince herkes bir anda hayatın anlamını sorgulayan adama dönüşür. Elindeki kağıt bardak çay gibi yavaş yavaş soğur.
Bundesliga'yı uzun süredir izleyenlerin bünyesi bu senaryoya alışkın. Bayern kazanır, haber başlığı derbi öncesi hata yapmadı olur, herkes onaylar. Bu, kışın Almanya'da havanın soğuk olması kadar şaşırtıcı olmayan bir durumdur. Farklı olan tek şey, her hafta bunun sanki büyük bir sürprizmiş gibi yeniden anlatılmasıdır. Alışkanlık işte, çay demlenince herkes mutfağa koşar.
Üç golle kazanmak da gündelik hayatta tam karşılığı olan bir konfor. İki gol atsan acaba mı dersin, dört atsan nazar değer. Üç, ideal misafir sayısı gibidir, ne evi doldurur ne muhabbeti eksik bırakır. Bayern de tam o ayarı tutturmuş, ne fazla yormuş kendini ne eksik bırakmış. Pazardan fileyi doldurup gelmiş ama poşetleri yırtmamış, o denge.
Şimdi herkesin gözü derbide, çünkü derbi öncesi kazanmanın kuralı bellidir, sevinci abartmayacaksın. Bayern şimdi o modda, valiz hazır, forma ütülü, ders çalışılmış. Freiburg maçı geride kaldı, üç puan cebe kondu, hikâye bitti. Ne de olsa derbi haftası ayrı bir ayindir. Derbi gelince yine aynı ciddiyetle sahaya çıkılacak, tribün yine bağıracak, biz yine çayımızı alıp izleyeceğiz. Hayatın olağan akışı.
