Inter 90 Dakika Sabredip Uzatmada Vurdu: Fiorentina'ya 2-1'lik Geç Gelen Adalet

Yayın Tarihi: 25.10.2026 16:49
Ana Sayfa Haberler Inter 90 Dakika Sabredip Uzatmada Vurdu: Fiorentina'ya 2-1'lik Geç Gelen Adalet

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

İtalya Serie A'nın 8. haftasında Inter, evinde Fiorentina'yı uzatma dakikalarında bulduğu gollerle 2-1 yendi. Milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu da maçta 78 dakika sahada kaldı.

Inter'in bu sezonki oyun planı sanırım sabrı bir taktik olarak tescil ettirmek. 90 dakika boyunca top çevir, rakibi uyut, seyirciyi çıldırt, sonra uzatmada golleri atıp hiçbir şey olmamış gibi soyunma odasına git. Bu artık futbol değil, evde faturayı son günün son dakikasında ödeyen adamın özgüveni. Nasıl olsa sistem kapanmaz diye bekliyorsun, kapanmıyor da.

San Siro'daki ruh halini tahmin etmek zor değil. İlk yarım saat opera izler gibi sakinlik, 60'tan sonra homurdanma, 75'ten sonra herkesin teknik direktöre dönüşmesi. Yanındaki adama diziliş anlatırsın, öndeki adam sana küser, arkadaki çocuk çekirdeği bitirdiği için krize girer. Sonra uzatmada gol olur ve az önce ıslıkladığın atağa alacakmış gibi sevinirsin. İtalyan tribünü de bizim kahvehane kültürüyle aynı, sadece el hareketleri daha estetik ve espresso eşliğinde yapılıyor.

Hakan Çalhanoğlu'nun 78 dakika sahada kalması da bizim evlerde ayrı bir maç olarak izlendi. Hakan topa her dokunduğunda kanepede bir hareketlenme oluyor, anneler mutfaktan sesleniyor, dayılar yorum yapıyor. Oyundan çıktığı an ise herkes bir anda İtalyan futbol uzmanına dönüşüyor. Kimi yoruldu diyor, kimi taktik diyor, kimi de uzatmalarda olacakları önceden hissetmiş gibi davranıyor. Halbuki hepimiz biliyoruz, 78'de çıkan oyuncu için Türk taraftarının klasik yorumu bellidir. İyi ki çıkmış, yoksa uzatmadaki koşuya nefesi yetmezdi.

Bir de Fiorentina cephesinden bak, dramın büyüğü orada. Deplasmanda Inter'e karşı 90 dakika direnmişsin, eve puanla mı dönsek yoksa sürpriz mi yapsak diye hesap yaparken uzatmada golleri yemişsin. Bu hisse hiç yabancı değiliz. Tatil köyünde son gün yağmura yakalanmak gibi, fırında sana gelince ekmek bitmesi gibi, tam otobüse binecekken kapının kapanması gibi. Üstelik bunu San Siro'da yaşıyorsun, 70 bin kişi bir anda uçak modu kapanmış telefona dönüyor, hepsi aynı anda bağırıyor.

İşin komiği bu senaryo Serie A'da kimseyi şaşırtmıyor. Ligin mottosu yıllardır belli. Uzun süre savunma dersi ver, izleyeni uyku ile uyanıklık arasında bırak, sonra birkaç dakikada bütün haftanın manşetini değiştir. İtalyan futbolu böyledir, makarna gibi. İlk başta sert ve tatsız gelir, sonradan sosu gelince kendine gelirsin. Fiorentina da sosu yiyen taraf oldu, Inter ise tencerenin dibini sıyırıp üç puanı aldı.

Bizim taraftan bakınca da ayrı bir komedi var. Gece yarısına doğru gözler kan çanağı, yarın iş var, evden uyu artık bakışı geliyor, sen son bir korner daha diyorsun. Inter uzatmada gol atınca evde sevinç çığlığı atıp sonra parmak ucunda mutfağa su içmeye gidiyorsun. Komşu duvarı tıklatmasın diye gol sevincini sessize almış bir nesiliz. Fiorentina taraftarı da aynı saatte aynı acıyı yaşıyor, tek fark onların acısı iki kat, çünkü golü yiyen taraf olmak gece yarısından sonra insana iki kat koyuyor.

Sonuçta Inter üç puanı aldı, Hakan görevini yapıp kenara geldi, Fiorentina eli boş döndü. Ama bu maçtan çıkarılacak asıl ders şu. Inter'i 90 dakika durdurabilirsin, tribünü susturabilirsin, taktiği kilitleyebilirsin. Fakat uzatma dakikaları diye bir gerçek var ve orada San Siro'nun ışıkları biraz daha parlak yanıyor. Fiorentina bunu acı şekilde öğrendi. Biz de öğrendik ki İtalyan maçını erken kapatan, sabah özet izlerken golleri birden görüp kahvaltıyı boğazına diziyor.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: Habertürk Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş