Arkadaşlar, kahve masasına Konyaspor'dan yine ilginç bir mevzu düştü. Duymuşsunuzdur, ortalıkta 'Konyaspor'a haciz geldi mi?' muhabbetleri dönüyordu. Neyse ki kulübün önceki başkanı Ömer Korkmaz abimiz çıktı da ortalığı biraz aydınlattı. Meğer durum 'haciz'den çok, 'bir telefon açsaydınız be kardeşim' kıvamındaymış! Yani anlayacağınız, Konyaspor'da borç değil, gönül borcu, daha doğrusu 'iletişim borcu' krizi yaşanıyor.
Başkan Korkmaz, basın toplantısı yapmış, demiş ki 'Biz her zaman Konyasporluyuz, asla kulübün karşısına geçmeyiz.' E iyi güzel de, ortada bir alacak verecek meselesi var, anlaşılan o ki. Kendisi anlatıyor: 'Biz kulübü Fatih Özgökçen'den aldığımızda, borçları tıkır tıkır ödedik, hatta bazen cebimizden koyduk, mahcup bile olduk.' Bak sen, ne nezaket! Sonra onlar da kulübü Ömer Atiker başkanımıza devrederken aynı nezaketle hareket etmişler, ödemeyi 14 ay sonra almayı kabul etmişler. Vay be, kulüplerarası centilmenlik dersi resmen!
Ama gel gör ki, o 14 ay geçmiş, anlaşmaya göre ödeme günü gelmiş çatmış (hadi bu 2026 olayını da geçelim şimdilik, önemli olan günün geldiği hissi), ama ne arayan var ne soran! Korkmaz'ın arkadaşları 'Başkanım, kimse aramadı mı?' diye soruyormuş. Başkan da isyan ediyor: 'Ya ödemeyecekseniz bari haber verin, bir alo deyin! Biz kendi aramızda 'bağış yapalım' diye konuşurken, bize dönüp 'ödüyoruz' diyen yok, 'ödemiyoruz' diyen yok.' Üstüne bir de bu mali detayların çarşı pazar dedikoduya düşmesi, ev adreslerine kadar sızması var ki, 'gayri ahlaki' buluyor. Haksız da değil, kulüp içi işler mahremdir arkadaş!
Yani anlayacağınız, mevzu paranın ötesinde 'muhatap alınmamak'. Adam gecesini gündüzüne katmış, çoluğunu çocuğunu bırakmış bu kulüp için koşmuş, bir telefon kadar değeri yok muymuş? İşte bu da acıtmış. 'Ben artık bir şey yapmak istemiyorum, sadece Konyaspor'u desteklemek istiyorum' diyor, ama altını çiziyor: 'Tek mesele bir telefon.' Vay be, Konyaspor'da 'Alo' krizi, duyanlar duymayanlara duyursun! Futbolun sadece saha içinde değil, saha dışında da ne dramlar barındırdığının küçük bir özeti bu. Belki birileri arar da bu gönül yarası kapanır, ne dersiniz?