Arkadaşlar, Kadıköy'de ne oldu, ne bitti anlamadık. Yıllardır 'burası bizim kalemiz, kimse giremez' diye gezen Fenerbahçe'nin bahçesinde, Beşiktaş tam 15 yıl aradan sonra bir zafer turu atmış! Hem de ne zafer, resmen puanları kapıp gitmişler. Düşünsenize, Kadıköy'ün o bilindik ambiyansı, o efsanevi 'deplasman kabusu' falan hikaye olmuş. Kartal, 'biz de buradayız' dercesine, 4-3 gibi bol gollü bir maçla geldi, buyurun oturun da bir çayımızı için dedi adeta.
Maç da öyle sıradan bir 1-0 falan değil ha. Beşiktaş, öyle goller attı ki, 'bunlar defans yapmayı unuttu mu?' diye düşündürdü. Aboubakar sahadaydı, bir attı yetmedi, bir daha salladı! Yanında Cenk Tosun, 'ben de buradayım' dedi, bir de Rachid Ghezzal'ın eklemesiyle tabelayı resmen coşturmuşlar. Fenerbahçe cephesi de boş durmadı tabii, Mert Hakan, İrfan Can ve Valencia da ağları havalandırdı. Ama ne fayda? Sonuçta gülen taraf, Kadıköy'ü panayır yerine çeviren Beşiktaş oldu. Hani derler ya, 'attın ama yetmedi', tam da o hesap.
Maç sonrası Sergen Hoca'mız da gayet sakin, 'oyuncularımı tebrik ediyorum, uzun zaman sonra gelen bu galibiyet çok anlamlı' demiş. E haklı adam, 15 yıl dile kolay! Şampiyonluk yarışında bu galibiyet, 'biz de varız, hem de nasıl varız' demenin en güzel yolu oldu. Artık Fenerbahçelilerin o 'Kadıköy'de yenilmezlik' sendromu biraz revizyona uğramıştır herhalde. Belki bir dahaki sefere misafirperverliklerini biraz daha gözden geçirirler, ne dersiniz?