Ah, bizim Galatasaray'ın teknik heyeti de boş durmuyor belli ki! Okan Hoca'nın sağ kolu, Ismael Garcia kardeşimiz, çıkmış yine meydanlara. Hedef yine şampiyonlukmuş, "çekirdek kadroyu koruduk, transferlerle güçlendik" falan filan... Yetmiyor bir de rekor peşindeler, tam beş kere üst üste şampiyon olmak istiyorlarmış! Sanki bakkaldan ekmek alır gibi konuşuyor, bizim ligin o kendine has tatlı kaosunu unutmuş gibi. Neyse, büyük konuşmak bize yakışmaz, ama hedef belli: Ligin tozunu atmak ve tarihe altın harflerle geçmek. Kolay gelsin Ismael Hoca!
Peki, bu yıldızlar Süper Lig'e niye akın akın geliyor? Garcia bu "büyük sırrı" da çözmüş. Diyor ki, "Avrupa kupalarına katılan takımlar var, Türkiye'nin ekonomik gücü (!) var, Suudi Arabistan piyasası yavaşladı, bir de üstüne Türkiye'de yaşam kalitesi çok yüksek." Vay be! Sanki bizimkiler Paris'i, Londra'yı bırakıp "ege kasabasında huzur bulmaya" geliyormuş gibi anlattı. Özellikle "ekonomik güç" kısmı, kahvemi yudumlarken gülümsememe sebep oldu. Demek ki oyuncular sadece paraya değil, Türk misafirperverliğine ve o meşhur "kaliteli yaşama" da tav oluyorlarmış, kim derdi ki?
Bir de transferleri sınıflandırmış hoca. Kante gibi isimler, kariyerlerinin son demlerini yaşamak, belki de biraz "kafa dinlemek" için gelmişler. Hani emeklilik öncesi güzel bir tatil gibi... Ama Greenwood gibi oyuncular da varmış, onlar daha çok "yeniden çıkış yapma, vitrine çıkma" peşindelermiş. Yani biri kafa tatili, diğeri kariyer makyajı için Süper Lig'i seçiyor. Garcia, "Fransa'da, Almanya'da beş kez üst üste şampiyonluk oldu da bizde olmadı, demek ki bizim lig zorlu" diyerek Süper Lig'e de bir paye vermiş. Vallahi hocam, bizim ligin zorluğu malum; her maç ayrı bir aksiyon filmi gibi. E tabii, bir de Şampiyonlar Ligi'nde "iyi performans" hedefi varmış. Hayırlısı diyelim, o da nasip işi biraz...