Efendim, Kasımpaşa deplasmanda Başakşehir'le 1-1 berabere kalmış, maç bitmiş falan filan derken, Emre Belözoğlu Hoca bir çıkış yaptı, vallahi billahi yabancı kuralına öyle bir giydirdi ki, stadyumun çatısı uçtu sandık! Öncelikle tabii her zaman olduğu gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlayıp, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anarak girdi konuya. Hocanın o ciddi, devlet büyüğü edasıyla başladığı basın toplantısının sonu, yabancı kuralına feryat figan isyana bağlandı desem yeridir. Zira Kasımpaşa, bu kural yüzünden istemeye istemeye kadrosundaki iki yabancıyla yolları ayırmak zorunda kalacakmış. Yani düşünsene, adamı seviyorsun, iş yapıyor, takıma katkı sağlıyor ama "kusura bakma kardeşim, kural öyle diyor" diye kapı dışarı etmek durumunda kalıyorsun. E, şimdi sen olsan sinirlenmez misin?
Hocanın asıl bombası ise Kerem Demirbay ve İlkay Gündoğan örneğiydi. Şimdi duruma bak: Kasımpaşa'daki Kerem Demirbay'ı "yabancı" statüsünde oynatmak zorunda kalan Emre Hoca, Galatasaray'daki İlkay Gündoğan'ın "Türk" statüsünde oynamasına isyan etti. "Ya arkadaş, ikisinin de babası Türk, annesi Türk, ne fark var Allah aşkına?" diye haykırdı resmen. Meğer bu işin sırrı 2015 öncesi ve sonrası diye bir kural varmış. Sanki 2015'ten sonra Türk pasaportu alanlar başka bir galaksiden gelmiş gibi, kimlikleri bir anda uzaylıya dönüyor herhalde. Hoca da haklı olarak "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?" diyor. Diabate gibi faydalı bir oyuncuyu sırf bu saçmalık yüzünden göndermek zorunda kalıyorlar. Hatta sordu, "Türk pasaportu olan, Kosova ya da Bosna Milli Takımı'nı seçince nasıl yabancı oluyor?" diye. Sanki milli takım tercihiyle nüfus cüzdanındaki doğum yeri değişiyor.
Emre Hoca’nın bu isyanı, aslında tüm kulüplerin kanayan yarası. "Bu kararları alanlar, Türk oyuncuları korurken onları tembelleştirdiklerinin farkında değil mi?" diyerek de sistemin bir başka zafiyetine parmak bastı. Yani diyor ki, "Siz bu kadar koltuk garantisi verirseniz, adam da kendini geliştirmez, yan gelir yatar!" Azıcık alaycı bir yaklaşım var ama haksız mı? Hatta Kasımpaşa'nın genç ve vizyoner oyuncularla yola devam etme kararını da, bu "mecburiyetten doğan güzellik" durumuna bağladı adeta. Anlaşılan o ki, federasyon bu kuralı biraz gevşetmezse, Emre Hoca'nın sinir katsayısı daha da artacak ve sahadaki gerginliği basın toplantılarına da taşıyacak. Bekleyelim görelim, bu yabancı kuralı bilmecesi daha kimlerin kafasını karıştıracak!