Yok canım, biz de yedik! Galatasaray aylardır 'Can Uzun bizimdir' diye davul zurna çalıp kapısında yatar gibi geziyordu. Tam her şey tamam, imza an meselesi derken, bir anda Fenerbahçe'nin o 'meşhur' beyaz atlı prensi Aziz Yıldırım sahneye fırladı! 'Dur bakalım!' dercesine, 'O çocuk bizim rotasyona lazım, rakibe de şöyle bir çalım çakarsak fena mı olur?' diye düşünmüş olacak ki, Can Uzun transferine özel talimat yağdırmış.
Şimdi efendim, Fanatik gazetesinin yazdığına göre, bu operasyonun bizzat mimarı Aziz başkan. Hani sanki 'Sen git bir bak, hoşuna giderse alırız' değil de, direkt 'Alın o çocuğu!' diye emir buyurmuş. Eintracht Frankfurt'un kaprisli hali devam ediyormuş, 50 milyon euroluk (evet, yanlış duymadınız, elli milyon! Sanırım gazete mizanpajında sıfır tuşu biraz fazla takılı kalmış ya da kulüp başkanının hayal gücü tavan yapmış) bir bonservis bedelinde indirim yapmıyorlarmış. Ama olsun, Cihan Kamer ağabeyimiz Frankfurt yollarına düşmeye hazırlanıyormuş. Belki bir kahve ısmarlayıp gönüllerini alır, 'Hadi kırın şu fiyatı' der.
Yani anlayacağınız, bu transfer sadece takımın yerli rotasyonunu güçlendirmekle kalmayacakmış. Asıl mesele, malum, 'ezeli rakip' kontenjanı! Aziz başkan, bir taşla iki kuş vurmak, hem takımı canlandırmak hem de Galatasaray'a 'Biz istediğimizi alırız, sizin peşinden koştuklarınız bizim masamızdan geçer' mesajı vermek istiyor. Futbol sadece sahada oynanmaz derler ya, işte bunun en canlı örneği. Bakalım bu transfer çalımı, gol olup fileleri havalandıracak mı, yoksa ofsayt bayrağı kalkacak mı? Keyifli maç olacak!