Arkadaşlar, İspanya'da yeni bir 'bizim çocuk' fırtınası esiyor desek yeridir. Hani şu Getafe vardı ya, yıllardır sıkıcı futboluyla nam salmış, maçı izlerken uyuyakaldığımız takım... İşte o Getafe, Enes Ünal sayesinde bu sezon 'fırtına gibi' değil, resmen 'tayfun gibi' başladı! Adam, takımının 4 maçında 3 gol atmış, topu ayağına aldığında kale kendi kendine titriyor resmen. Yahu Enes, sen ne yaptın Getafe'ye? Anormal bir kimyasal karıştırmışsın sanki! Topları değil, fileleri yakıyor bizimki. İspanyollar da 'Bu Türk de neyin nesi?' diye şaşkın şaşkın bakınıyorlar şimdi.
Bu gollerden biri de UEFA Konferans Ligi'nde geldi. Partizan'la kapıştılar, Sırbistan'da 2-1 yenildiler ama İspanya'daki ilk maçta aldıkları 3-1'lik galibiyet sayesinde toplamda 4-3 ile grubu kapağı attılar. Yani tam 'oh be, kıl payı yırttık' dedikleri yerde, Enes ağabey sahneye çıkıp yine golünü çaktı. Getafe'nin grup aşamasına gelmesi bile başlı başına bir olayken, Enes'in bu performansı... Bir de La Liga'da Racing maçında tek golü atıp galibiyeti getirmiş. Ne diyelim, kilit pas yerine kilit gol atmayı tercih ediyor bizimki. Getafe teknik direktörü de herhalde 'Allah razı olsun Enes'ten' diye şükrediyordur.
Hani geçenlerde Arda Güler'i konuşuyorduk ya, 'İspanya'nın yeni gözdesi' falan diye... Arda henüz formasına ısınamamışken, Enes Ünal çıktı sahneye 'Buyrun beyler, asıl şov şimdi başlıyor!' dedi. Gazeteciler Arda'yı bırakıp Enes'in peşine düşmüş. Belli ki Arda'nın 'hoş geldin' pastasını Enes çoktan mideye indirmiş. 29 yaşına gelmiş ama hala gençlere ders veriyor, adeta 'bekleyin bakalım, ben daha bitmedim' diyor. Getafe de bu performansla, futbol dünyasına 'biz de varız' diye kafa tutuyor. Hadi bakalım, yolu açık olsun, golleri bol olsun!