Eh be aslanım Leao! Ne yaptık biz sana? Galatasaray aylardır peşinde koştu, en iyi maaşı teklif etti (yani hani Türkiye şartlarında falan), masalar kuruldu, kahveler içildi... Sen gittin Aston Villa'nın, kusura bakmayın ama, 'orta direk' teklifine 'evet' dedin! Neymiş, Premier Lig aşkıymış... Parayı bile teptin, 10-12 milyon euroyu bırakıp 7-8'e razı oldun. Sanki Galatasaray'da top oynamak uzay bilimi, Aston Villa'da futbol dersi veriyorlar. Neyse, hayırlısı olsun, Premier Lig'de başarılar. Ama unutma, bir gün dönersen bu kapı sana açık olmayabilir, şaka şaka...
Ama Galatasaray da ne yapsın, 'yine mi bize oldu bu?' deyip, yorganı kafasına çekip ağlayacak kulüp mü? Asla! 'Leao gitti, dünya yıkılmadı' diyerekten jet hızında B planını devreye soktular. Daha Leao'nun bavulunun fermuarı kapanmadan, sarı-kırmızılılar Noa Lang'a kancayı attı bile. Bu hız karşısında biz bile şaşırdık, 'bu kadar çabuk mu unuttun Leao'yu?' diye sorası geliyor insanın.
Şimdi efendim, Leao'ya Premier Lig aşkı yüzünden harcayamadığımız o 'büyük paralar' (evet, evet, o bahsettiğimiz 10-12 milyon euroluk maaşlar!) bu sefer Noa Lang için konuşuluyor. Napoli efendiler 25 milyon euro istiyormuş. Galatasaray da 'gel gel' diyerek bu rakama yakın bir teklifi hazırlıyormuş. Hatta satın alma zorunluluğu olan kiralama formülleri falan... Yani Leao'nun 'daha az para alırım ama Premier Lig'de oynarım' triplerine karşılık, Galatasaray 'parayı basar, gönlünü alırız' modunda. Görüşmeler başlamış bile, Leao'nun Aston Villa'ya imzayı atması bekleniyormuş ki, bizimkiler 'resmileşsin de biz de Noa Lang'a uçalım' diye sabırsızlanıyormuş.