Arkadaşlar, bildiğimiz Şampiyonlar Ligi kuraları çekildi, heyecan dorukta derken, ortalıkta 'Elo' diye bir bilimseller topluluğu belirmiş. Meğer biz boşuna topun peşinden koşuyormuşuz, işin sırrı bu 'Elo' denen matematik sihirbazındaymış. İki takım arasındaki 'göreli güç ve yetenek seviyesini' hesaplayıp, şak diye geleceği söylüyormuş. Yani falcı bacı emekli olmuş, yerine Excel tablosu gelmiş!
Neyse efendim, bu 'Elo' amca önce Fenerbahçe'ye bakmış. Rakipler Liverpool, Atletico Madrid (D), Roma, Aston Villa (D) falan filan... Hani normalde 'Eyvah!' dersin ya, bu Elo abi 'Yoook, hiç de eyvah değil!' demiş. Fener'e mis gibi 10.8 puan biçmiş, 'Senin yerin 20. sıra, play-off turuna da kalırsın paşa paşa' diye müjdeyi vermiş. Sanki rakipler maç oynamayacak, direk puanları Fener'in hesabına yatıracak gibi bir hava var. Vallahi bizim bildiğimiz Şampiyonlar Ligi'ne 'Elo' sistemi gelince, Fenerbahçe'ye resmen piyango vurmuş, ne diyelim?
Sıra gelmiş Galatasaray'a. Orada 'Elo'nun yüzü biraz düşmüş herhalde. Rakiplerin listesi: Barcelona, PSG (D), Aston Villa, Sporting Lizbon (D), Feyenoord, Lille (D), Stuttgart, AEK (D)... Burası kura değil, ölüm kalım savaşı gibi. Elo da demiş ki 'Ayıp ama, sizin için anca 8.5 puan çıkar.' Hadi canım! 8.5 puanla ne yapacak Cimbom? Hani çay parası anca çıkar. Ve acı gerçek: 28. sırayı layık görmüş, 'Sen Devler Ligi'ne lig etabında veda edersin, üzülme, seneye tekrar denersin' der gibi. Resmen 'Birine cennet, birine cehennem' demiş bu 'Elo' kardeşimiz. Bakalım bu "bilimsel" fal tutacak mı, yoksa top yuvarlak deyip işi sahadakilere mi bırakacağız?