Arkadaşlar, kahveler hazır mı? Bugün size öyle bir haberle geldim ki, kulaklarımıza inanamayacaksınız. Bizim A Milli Basketbol Takımı, yarın Litvanya'yı ağırlıyor. Normal bir maç dersin, ne var bunda? Ama dur! Bu öyle sıradan bir maç değil; tam tamına 1066. sınavları olacakmış! Duydunuz mu? Bin altmış altıncı! Yahu bu takıma bir emeklilik ikramiyesi falan mı verseler, ne yapsalar? 90 küsur yıldır top koşturuyorlar, deftere 554 galibiyet, 510 mağlubiyet, bir de o efsanevi beraberlik düşmüş. Yani öyle ahım şahım bir galibiyet farkı da yok hani, hep bir heyecan, hep bir 'acaba?' durumu...
Basketbol tarihinin tozlu sayfalarını karıştırınca görüyorsun ki, bu serüven 1936'da Yunanistan'a karşı başlamış. Vay be, İkinci Dünya Savaşı'ndan önce! İlk resmi galibiyet için de 1949'daki Avrupa Şampiyonası'nı beklemişler, onda da Yunanistan ve Fransa'dan sağlam birer tokat yiyip, anca Suriye karşısında gülmüşler. 'Ayıp olmasın' diye herhalde. O meşhur beraberlik mi? 1995'te Makedonya ile 78-78 bitmiş. Demek ki o gün kimse atmayı becerememiş, hakem de 'hadi ya, gidin evlerinize' demiş.
Peki gelelim skorlara... En farklı galibiyetimiz? 1980'de Libya'ya 142-45. 97 fark! Resmen basketbol dersi vermişler, 'git kumda oyna' demişler adamlara. Ama tabi, hayat bu, hep güldürmüyor. En farklı yenilgilerimiz de var: Hırvatistan'a ve en son Fransa'ya 50 fark yemişiz. Yani sen Libya'ya 97 at, sonra gel Hırvat'tan 50, Fransız'dan 50 ye. Bu da takımın ruh hali değişkenliğini gösteriyor herhalde, bir gün dünya şampiyonu, ertesi gün mahalle takımı...
Bu arada, takımın başında Ergin Ataman var bildiğiniz üzere. O da bu maçla beraber 103. kez takımın başında olacakmış. Ataman da 102 maçta 57 galibiyet, 45 mağlubiyetle fena olmayan bir karneye sahip. E hadi bakalım Ergin Hoca, bu 1066. maçta Litvanya'ya karşı o 'galibiyet' sayısını biraz daha yukarı çek de, tarihe güzel bir not düşelim. Yoksa bu kadar maçın içinde o da kaynar gider, kimse hatırlamaz sonra!