Efenim, Süper Lig'in tozunu attıran, eski takımlarına karşı adeta 'Ben buradayım!' diyen kaleci İrfan Can Eğribayat'tan inciler dökülmüş. Gençlerbirliği formasıyla ilk iki haftada harikalar yaratan İrfan Can, özellikle eski aşkı Fenerbahçe'ye methiyeler düzmüş: 'Ben İrfan Can olduysam, Fener sayesinde oldum!' demiş, kalpten bir teşekkür göndermiş. Anlaşılan Fener'deki günler, İrfan Can'ın hafıza kartında 'en sevilenler' klasöründe, üstelik bol animasyonlu ve müzikli. Ama gelin görün ki, konu Göztepe'ye gelince ortama bir buz gibi sessizlik çökmüş. 'Orada tatsız bir olay yaşamıştım, pek konuşmak istemem' diyor, sonra da lafı 'büyük camia' diyerek zar zor toparlıyor. E, insan biraz daha detaya girmez mi? Meraktan çatladık burada İrfan Can, neydi o tatsız olay? Bir dedikodu bile olsa, paylaşsaydın bari!
Bu transfer macerası da ayrı bir komedi filmi tadında. İrfan Can, Gençlerbirliği'ne gelişi için iki kilit faktör sıralamış: 'Eşim Ankaralı, bir de Metin hoca beni çok istedi!' Yani anlayacağınız, aile ve hoca baskısı birleşince, hooop Ankara yolları görünmüş bizim kaleciye. Sağ olsun Fenerbahçe de 'Yürü ya kulum' demiş ve transferde kolaylık sağlamış. Anlaşılan Fenerbahçe, İrfan Can'ın sadece yuvası değil, aynı zamanda yeni yuva kurmasında da yardımcı olmuş. Allah tamamına erdirsin diyelim, ne diyelim.
Peki ya sahadaki bu 'İrfan Can Eğribayat' kimden ilham alıyor? Tabii ki Manuel Neuer'den! Özellikle 'hatalı gol yeme' konusunda Neuer'i örnek alması, geçmişe takılmamasını sağlamış. Yani o Alanya maçı falan hikaye, İrfan Can mental olarak 'Neuer mode: Activated!' diyerek maça devam ediyor. 'Gol mü yedim? Hop, topu alıp oyuna devam!' İşte bu özgüven, Metin hocanın 'baba' figürüyle birleşince ortaya Gençlerbirliği'nin süper kalecisi çıkmış. Hatta Metin Diyadin'i öyle bir anlatmış ki, 'Baba' diye bağrına basmış, üstüne bir de 'komutan, yarbay, albay' diye rütbe takmış. İrfan Can resmen sahadaki askerleri gibiymiş, Metin hocanın her dediğini yapıyormuş. Sanki Gençlerbirliği değil, 'Ölümsüzler Taburu' desek daha doğru olur!
Ha bir de Mourinho var tabii! Fenerbahçe'deki eski hocası Portekizli kurt Jose Mourinho'ya da ayrı bir parantez açmış İrfan Can. 'Mourinho benim arkamda durdu, beni çok sevdi' derken gözleri parlamış belli ki. Zaten Mourinho'yla çalışan herkesin kendini dünyanın en iyi oyuncusu hissettiğini söylüyor. Metin hocanın da aynı etkiyi yarattığını belirtmiş. Yani bizim İrfan Can, özgüven aşılamayı bilen hocaları seviyor, takdir ediyor. Eh, ne de olsa futbol hayatında bolca özgüvene ihtiyacı var insanın, hele ki kalecilik gibi kritik bir mevkide. Anlaşılan İrfan Can, bu sene sahada kalıp çok konuşmak yerine, işini yaparak milli takıma göz kırpmanın peşinde. Biz de diyelim ki, yolun açık olsun aslanım, ama o Göztepe mevzusunu bir ara deşsek mi ne?