Vay be millet! Galatasaray bu sene transfer döneminde elini cebinden çıkarmak bir yana, sanki cüzdanını patlatmış gibi. 10 numara işini Aleksey Batrakov'la hallettikten sonra, kanat için öyle isimler dolaştı ki, bir ara Rafael Leao'yu bile düşündüklerine dair dedikodular vardı. "Hadi canım, o kadar da değil!" derken, şimdilerde asıl büyük balık Ismaila Sarr için Crystal Palace'ın kapısına dayandılar. İlk başta şöyle bir 40 milyon Euro'luk (hani cebimizdeki bozuk para gibi) bir teklif sunmuşlar, İngilizler de "Eh, çocuk da sayılır bu rakam!" diye burun kıvırmış.
Eh, Cim Bom da boş durur mu? "Olmazsa bir 5 daha ekleriz, bonusları da unutmayız!" diyerek teklifi hop 45 milyon Euro'ya çıkarmış. Yahu arkadaş, 45 milyon! Benim evin kredisi bitmiyor, bunlar Sarr'a bu parayı sayıyor. Ama gelin görün ki, Crystal Palace'ın gözü hala doygun değilmiş. Onlar da tutturmuş 60 milyon Euro diye. Ya arkadaş, bu Sarr'ın içinde altın falan mı var? Adamın menajeriyle de anlaşmışlar gerçi, Sarr da "Aman yeter ki gideyim bu kasvetli havadan!" modundaymış belli ki. Geçen Everton maçında kadroda bile yoktu garibim, hocası "ufak bir sakatlık" dedi ama kim bilir belki de bavulunu toplamaya başlamıştır.
Şimdi top İngilizlerde. Galatasaray da "Verdik teklifi, bekliyoruz!" havasında. Ne diyelim, bu transferler iyice "kim daha çok para verir" yarışına döndü. Bakalım bu Sarr sonunda kimin sarı-kırmızı formasını giyecek, yoksa Crystal Palace "Bizim oğlan paha biçilemez!" deyip elinde mi tutacak? Kahvelerimizi yudumlarken, bu paraların nereye gittiğini merak etmekten başka çaremiz yok. Haydi hayırlısı!