Efendim, futbol dünyasında 'flaş ayrılık' denilince aklımıza hemen transfer bombası, büyük skandallar gelir. Ama bu seferki haber, Pendikspor cephesinden, tam da o 'sportif beklentiler' kurbanı olan bir oyuncuyla ilgili. Orfa Yapı Pendikspor, geçtiğimiz sezon başında İngiltere'den getirip kanadına takviye ettiği Mallik Wilks ile yollarını 'çalışma prensipleri ve sportif beklentiler' çerçevesinde ayırmış. Hani şu her kulübün bir sıkıntı olduğunda hemen sarıldığı, 'aman diyeyim, konuyu uzatmayalım' dediği klasik cümlelerden biri...
Şimdi gelelim bu 'sportif beklenti' meselesine. Ne bekliyorlardı ki Wilks'ten, sahada Messi olup soyunma odasında Mourinho dersi vermesini mi? Adamcağız, geçen sezon geldiğinden beri 41 resmi maça çıkmış, 10 da gol atmış. Yani her 4 maçta bir gol ortalaması tutturmuş, fena mı? Belli ki Pendikspor, Wilks'i ya Premier Lig gol kralı bekliyormuş ya da belki de maçlardan sonra kulüp binasındaki ampulleri değiştirmesini. Yoksa 10 gol de pekala 'sportif bir beklentiyi' karşılayabilirdi aslında, değil mi?
Kulüp açıklamasına göre, 'değerlendirmeler neticesinde' bu karar alınmış. Sanırım o 'değerlendirme' toplantısında Wilks'in performansı yerine, takımın çay molası düzeni ya da maç sonrası müzik listesi konuşulmuş olabilir. Ne diyelim, Mallik Wilks şimdi serbest piyasada, umarız kendine 'daha makul sportif beklentileri' olan bir kulüp bulur. Pendikspor'a da bir tavsiye: Bazen beklentileri biraz düşürmek, hem futbolcuların hem de taraftarın tansiyonunu düşürür arkadaşlar. Her transferde bir Messi ya da Haaland beklemeyin, sonra böyle ayrılıklar 'flaş' olmaktan çok, 'trajikomik' olmaya başlıyor.