Şimdi efendim, dedikodu kazanları yine kaynıyor ortalıklarda. Galatasaray'ın teknik direktörü Okan Buruk'un gözü kararmış, transferde İsmaila Sarr'dan başka kimseyi görmez olmuş. Hani derler ya "aşkın gözü kördür" diye, Buruk hoca da herhalde Sarr'a öyle bir tutulmuş ki, Crystal Palace'ın ne istediği umurunda değil gibi. Ama gelin görün ki bu İngiliz ekibi, "Palace" isminin hakkını vermiş, oyuncu için adeta saray değil, bir kıta parası istiyor! Sanırsın Sarr bildiğimiz futbolcu değil, altından falan yapılmış da haberimiz yok. Herhalde transfer bütçesini direkt uzaya fırlatmayı hedefliyorlar, ne diyeyim.
Şimdi gelelim işin biraz da komedi kısmına. Galatasaray, bu sevdalı Sarr için cebindeki cömert 35 milyon Euro'yu masaya koymaya hazır, helali hoş olsun. Ama Crystal Palace denen uyanıklar, herhalde bu rakamı duyunca kahkahalara boğulmuşlar. "Neymiş? 35 mi? Biz 60 milyon diyelim de, ya verirler ya da defolup giderler" demişler herhalde içlerinden. Yahu 60 milyon Euro'ya topçu mu alınır, yoksa transfer bütçesini direkt UEFA'ya bağışlasanız daha mı hayırlı olur bilemedim. Adamlar herhalde Sarr'ın bir sonraki modelini istiyorlar, yoksa 28 yaşındaki bir oyuncuya bu fiyatı istemek, biraz "kuyumcudan ayakkabı almak" gibi absürt bir durum. O parayla hem takımın yarısını alırsın hem de bir de yanına simit parası kalır.
Tabii Sarr kardeşimiz de gitmeye can atıyormuş, Galatasaray'ın sıcak ilgisine kayıtsız kalmamış. Ama işte o "Palace" denen ekip, bırakmaya hiç niyetli değil. Ya gerçekten bu kadar değerli görüyorlar oyuncuyu, ya da "biz bırakmayız, ne istesek verirler nasılsa" kafasındalar. Süreç tersine döner mi, yoksa Okan hoca Sarr aşkını rafa kaldırıp başka bir oyuncuya mı yelken açar, onu da bize bu transfer döneminin kaotik rüzgarları gösterecek. Ama 60 milyon Euro ne be arkadaş, o paraya bildiğin takım alırsın, bir de antrenman sahası yaptırırsın!