Abi, Fenerbahçe Konyaspor'u 4-2 tokatlamış, maçtan sonra Rıdvan Hoca'dan yine klasik bir Dilmen Show gelmiş. Hani derler ya "üstat sahneye çıktı," aynen öyle. Maçı değerlendirirken İsmail Kartal'a öyle bir "tavsiye" vermiş ki, aslında lafı koyup üstüne bir de "bomba" patlatmış. Meğer hoca sadece maç sonu açıklamalarına değil, içerideki "karar mekanizmasına" da ayar çekmiş. Vay anam vay!
Şimdi bu Rıdvan Hoca, bizim İsmail Kartal'a demiş ki, "Hocam, sen ne yapıyorsun ya? 'Lukaku çok iyi çocuk, Fred bizde kalacak çok iyi çocuk...' Ne o öyle anaokulu öğretmeni gibi? Oyuncu dediğin cin gibidir, anlar bu muhabbetleri." Asensio'yu sormuşlar, "24 oyuncudan bir tanesi," demiş. E hoca, sanki Asensio'nun adını ilk defa duymuş gibi... Rıdvan da haklı olarak, "Ya bırak balık tutma muhabbetini, Caner'ler, Gökhan'lar, Mehmet Topal'lar devri bitti. Sen oyun konuş, gerisi hikaye!" diye basmış ayarı. Sanki İsmail Hoca'yı kahvede sıkıştırmış da "bak koçum, böyle yapma" der gibi...
Asıl bomba da şurada patlamış zaten: Rıdvan Hoca'ya göre, İsmail Kartal tamamen kendi kararlarını alamıyormuş. E, bunu inkar etmeyen bir başkan da var diyor. Hani eskiden Aykut Kocaman zamanında da benzer şeyler fısıldanırdı ya, "çok net olmasa da" bizim Rıdvan kulağını iyi açmış anlaşılan. Yani diyor ki, "Hocam, sen oyuna konsantre ol da, diğer 'kıymetli oyuncu' muhabbetlerini falan bırak. Çünkü o kararları sen vermiyorsan, bari ağzından çıkan laflar senin olsun!" Üstüne bir de geçen sezonki Fenerbahçe'nin içerideki yenilmezliğini falan eklemiş, sanırsın maç analizinden çok, teknik direktörün "kiminle ne konuşup ne konuşmaması gerektiği" dersini vermiş. Ama bizim Rıdvan da Rıdvan yani, hep bir gizem, hep bir ima...