Yahu bizimkiler ne yapıyor, anlamak mümkün değil bazen. Aleksey Batrakov kardeşimiz Moskova'dan İstanbul'a teşrif etmiş, hoş gelmiş, sefalar getirmiş. Sanki bir transfer yapmışız gibi sevindik ama asıl bombalar şimdi patlıyor meğer! Batrakov'u cebine koyan Cimbom, 'Durmak yok, yola devam!' demiş ve rotayı direkt forvet avına çevirmiş. Kardeşim, sanki elimizde forvet azlığı varmış gibi, bir de üstüne Ermedin Demirovic diye bir abimiz düşmüş gündeme.
Stuttgart'ın golcüsüymüş kendileri. Hani şu Bundesliga'da falan top koşturanlardan. Eyvallah, adam fena topçu değil, kariyeri boyunca 127 gol 61 asist yapmış, helal olsun. Ama gel gör ki, Stuttgart'lı abilerimiz Demirovic için bizim kasadan tamı tamına 25 milyon euro istiyormuş! Allah aşkına, o paraya transfer mi yapılır ya? Sanki altın kaplama topçu getiriyorlar. Bizimkiler de haklı olarak 'Ooo, o kadar da değil canım!' diye burun kıvırmış. Ne yani, bizim yönetim para basan matbaa mı sanıyor milleti?
Daha önce 15 milyon önermişiz, onlar 'yok' demiş. E tamam, pazarlık yapın da, bu fark neyin nesi? Aradaki 10 milyon euro'ya iki tane forvet daha alınır, üzerine bir de çay ocağı işletilir. Maşallah Demirovic'in de top koşturmadığı yer kalmamış, bavulu hazır adamın. Hamburg'dan Leipzig'e, Alaves'ten Augsburg'a bir dünya takım gezmiş. Şimdi Galatasaray'a gelsin dese, 'kaç para uçağımız?' diye sormak yerine 'kaç para bonservisi?' diye sorunca işler karışıyor işte.
Yani anlayacağınız, bu transfer işi tam bir kahvehane muhabbeti kıvamında. Bir taraf 'Benim malım değerli!' diye diretiyor, diğer taraf 'Yok abi, o kadar etmez!' diye itiraz ediyor. Bakalım bu 'alıcı kurnaz, satıcı kurnaz' oyununda kim galip gelecek? Biz de merakla bekliyoruz, Demirovic'in bavulunu tekrar nereye taşıyacaklar. Ha, bu arada, bizim Cimbom o 25 milyonu asla ödemez, benden söylemesi. Paraya kıyacaklarsa gitsinler banka soysunlar daha iyi!