Geçen akşam Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'nda Fenerbahçe ile Samsunspor arasında oynanan maç mıydı, yoksa bir 'hakem eleştirisi ön gösterimi' miydi, henüz tam karar veremedim sevgili futbolseverler. Oynanan futbolun pek de akıllarda kalmadığı 0-0'lık beraberliğin ardından sahneye çıkan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, tahmin edeceğiniz üzere, maçın skorundan çok 'düdük' seslerinin kalitesini irdeledi. Hani derler ya, 'maçı izlemedim ama kesin hakemi konuşmuşlardır', işte tam o moddayız.
Başkan Yıldırım, o anki hararetle, 'Şikayet etmiyorum ama konuşun abi, lütfen konuşun!' dercesine, Halil Umut Meler'in yönetimine adeta nazire yaptı. Özellikle iki kez VAR'a gidip de 'neden dönmedi o düdükler?' diye içten içe yandığını anladığımız Yıldırım, topun ele vurma, iptal edilen goldeki el pozisyonu ve Skriniar'ın durumu için 'eğer penaltı değilse ben de bir şey bilmiyorum' modundaydı. VAR odasında ne muhabbet döndü, hangi espriye gülündü de kararlar değişmedi, hepimiz gibi başkan da merak içinde. Sanki orada gizli bir futbol yasağı var da, biz de bilmiyoruz!
Ancak asıl 'Deja Vu' sahnesi, başkanın hatıra defterinden çıkardığı notla yaşandı. Meğer Halil Umut Meler, geçen sene Galatasaray'a 3-2 yenildikleri maçta da Samsunspor'un canını yakmış. 'Yine mi sen Halil Umut Meler?' der gibi, o maçtaki verilmeyen penaltı ve faullü golü hatırlattı. Belli ki başkanın Halil Umut Meler'le yaşadığı travmatik anılar, bir 'devam filmi' gibi sürekli karşısına çıkıyor. 'Aynı şeyleri yaşıyoruz' sözüyle de adeta kaderine razı gelmiş ama gönlü de pek rahatlamamış. Sonuç olarak, 'sağlık olsun, bir puan bir puandır' diyerek olayı bağladı ama o iç sesinin 'sadece bir puan mı acaba?' diye fısıldadığını duyar gibiyiz. Eh, anlaşılan Samsunspor'un Halil Umut Meler'le bitmeyen bir hesaplaşması var gibi duruyor!