Real Madrid, LaLiga'da Villarreal'i 3-1 mağlup ederek klasik 'ilk yarıyı boş geçelim, ikinci yarıya asılalım' taktiğini bir kez daha başarıyla uyguladı. Vinicius Jr. ve Kylian Mbappé'nin golleriyle işi bitiren Eflatun-Beyazlılar'da, bizim milli gururumuz Arda Güler de ilk 11'de başlamış maça. Hani o 'geleceğin yıldızı, yetenek abidesi' diye övgüler düzdüğümüz çocuk var ya, o işte. Ama gel gör ki, maç sonrası İspanyol basını galibiyetten çok Arda'nın 'ben buradayım ama ruhum yok' performansını konuşmuş.
Arda, sahada kaldığı 64 dakika boyunca adeta 'kayıp balık Nemo'yu' oynamış gibiydi, sonra da yerini golcü Jude Bellingham'a bırakmak zorunda kalmış. AS gazetesi falan hemen kalemi kırmış, 'Vay efendim, son maçlarda taraftarları mest eden Mbappé-Arda ikilisi bu maçta sanki uzayda kaybolmuş' diye sallamışlar. Yetmemiş gibi, 'Adam 64 dakikada 50'den az pas atmış, bir de tehlikeli bir top kaybıyla Villarreal'e kontratak hediye etmiş' diye de eklemişler. Ya arkadaş, belki o gün ayakları tutmuyordur, belki de formasının etiketi kaşındırmıştır, hemen yerden yere vurmayın çocuğu!
Ama işin en komik yanı ne biliyor musunuz? Bu 'ruh gibi' performans sergilediği maçtan hemen önce, Arda Güler, LaLiga'da Eylül ayının en iyi 23 yaş altı oyuncusu ödülünü almış. Yani adam ödülü cebine koyup çıkmış sahaya, belki de 'ödülü hak ettiğimi kanıtladım, şimdi biraz dinleneyim' diye düşünmüştür, kim bilir? Neyse ki, bu sezon toplamda 8 maçta 3 gol ve 4 asistle iyi bir ortalaması var. Demek ki bu Villarreal maçı, Arda'nın 'ödül sarhoşluğu' yaşadığı veya 'yıldızların uyuşmadığı' bir gece olmuş. Herkesin nazarlığı vardır, değil mi?