Ey ahali, toplanın bakalım! Süper Lig'in 'dede defteri' açılmış, 68 sezonluk o koca koca rakamlar önümüze serilmiş. Meğer 1959'dan bu yana 77 ayrı takım top koşturmuş bu ligde; kimisi gelmiş geçmiş, kimisi efsane olmuş. Tabii ki bu işin merkezi neresi derseniz, İstanbul bir kez daha 'Ben bu ligin ağasıyım!' demiş, tam 19 takımla başı çekmiş. Ankara da 9 ekiple 'Biz de buradayız!' dese de, belli ki Boğaz havası daha verimli gelmiş takımlara. Ne diyelim, şehirlerin bile ligde havası var!
Şimdi gelelim asıl 'kim kimden üstün' tartışmasının kızıştığı yere: Fenerbahçe, sağ olsun, tam bir istatistik canavarı gibi çıkmış bu listeden. Geride kalan 68 sezonda en çok puanı toplayan da (4038), en çok galibiyeti kapan da (1309), kaleleri en çok havalandıran da (4111 gol) sarı-lacivertliler olmuş. Yalnız dikkat, komşusu Galatasaray da hemen enselerinde bitmiş; puan farkı 24, galibiyet farkı sadece 1! Yani ‘kıl payı’ dedikleri tam olarak bu. Sanki son maçta penaltıyı kaçırmış da şampiyonluğu kaptırmış gibi bir tablo var ortada. Beşiktaş 3. sırada, Trabzonspor 4. sırada uslu uslu takip etmişler.
Ama durun, her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. 'Kim en çok zirvede gezdi?' derseniz, işte orada Galatasaray sahneye çıkıyor! Tam 670 hafta, dile kolay, ligin zirvesinde sefa sürmüşler. Fenerbahçe 588 haftayla 'Ben de az değilim!' dese de, liderlik koltuğunu daha çok yıpratan taraf belli. Beşiktaş 440, Trabzonspor 240 haftayla bu zirve yarışında kendilerine düşen payı almışlar. Yani puan cetvelinde önde olmak başka, o koltuğun keyfini çıkarmak başka, anlaşılan.
Bir de 'üç büyükler' haricinde bu ligin emektarı kim derseniz, MKE Ankaragücü parmağını kaldırmış: Tam 54 sezon! Vay anasını sayın seyirciler, şimdilerde 2. Lig'de top koştursalar da, bu ligin tozunu yutmuşlar resmen. Ve son olarak, ligin 68 sezonunda artı averajda kalabilen sadece 8 takım var. Dört büyüklerin yanında İstanbul Başakşehir, Alanyaspor, Eskişehirspor ve Sarıyer de 'Biz de bu işi biliyorduk!' demişler. Özellikle Fenerbahçe'nin 2098 gibi uçuk bir averajla zirvede olması, bu 'dede defteri'nin ne kadar derinlere indiğini gösteriyor. Hadi bakalım, yeni sezon kapıda, bu eski defterler yine açılacak, yine kapanacak!