Abiler, ablalar! Geçen haftaki Galatasaray-Beşiktaş derbisi sonrası ortalık toz duman, bizim İlker Yağcıoğlu da dayanamamış, mikrofonu eline almış resmen 'patlamış!' Hani dersin ki 'Ne oldu yahu, sanki kendisi oynamış da mağlup olmuş gibi!' Ama haklılık payı yok mu? Var! Özellikle de Sergen Hoca'nın başlangıç planına 10 üzerinden 9, hatta 10 bile veririm demesiyle başladı fırtına. Galatasaray'a topu bırakıp Liverpool taktiğiyle oynamak... Vallahi taktik mükemmeldi de sonrasını bizim Sergen Hoca bir tık unuttu galiba.
Hele o 10 kişi kalan Galatasaray'a karşı yapılan yorumlar... Beşiktaş ilk yarı 1-0 önde, rakip 10 kişi kalmış, sahada Galatasaray'ın yorgun takımıyla devam ediliyor. E peki Sergen Hocam, sonra ne oldu? İkinci yarı başladı, top Galatasaray'ın lehine yüzde 79'a yüzde 21! Bizim İlker Hoca da haklı olarak 'Kardeşim, içeride hiç mi konuşmuyorsunuz? Bir kişi fazlayız biz!' diye feveran etmiş. Arkadaş, 10 kişi kalmış rakibe karşı bu topu verip 'hadi buyur' demek neyin nesi? Ya arkadaş, B planına da 10 üzerinden 3 vermiş İlker Hoca. Hani derler ya 'hazır gol kaçar mı?' İşte Beşiktaş kaçırdı, hem de nasıl... Galiba Sergen Hoca gol yemeyi bekledi rahatlamak için, sonra hücum edeceğiz diye. Olmaz!
Ve tabii ki 'gelecek sezon transfer etsek mi?' diye düşündüğümüz Leroy Sane meselesi! Adamı 86. dakikada oyuna alırsan İlker Hoca da haklı olarak 'Sane'ye hiç mi güvenmiyorsun? Antrenmanlarda bir şey mi vermiyor bu çocuk?' diye sorar. Sanki adamın uçağı rötar yapmış da anca maça yetişmiş gibi. E bir de Icardi var tabii. Okan Hoca kenarda bir şeyler söylüyor, bizim Icardi dinlemiyor bile. Aşkın gözü kör, kulağı sağır mı etmiş nedir? Yani maçın geneline bakınca hem Sergen Hoca'ya hem Okan Hoca'ya birer 'dost acı söyler' niteliğinde eleştiri bombardımanı yağdırmış İlker Yağcıoğlu. Bakalım bu yorumlar derbi sonrası kulislerde ne kadar daha konuşulacak.