Beşiktaş'ın karizmatik hocası Sergen Yalçın, Galatasaray derbisinden 1-1'lik beraberlikle ayrılınca mikrofonların karşısına geçti. Aman Tanrım, bu kez işe bir 'insanlık dersi' ile başladı! Galatasaray taraftarına rahmetli kardeşiyle ilgili açtıkları pankart için can-ı gönülden teşekkürlerini sundu. 'İnsanlık 3 puandan daha önemli' dedi Sergen hoca, valla bravo! Bu lafı Beşiktaşlılar duydu mu diye merak ediyorum ama sonuçta gönüller bir oldu, gerisi teferruat. Yine de maçın sonunda o meşhur 'üzüldük' moduna bağlamayı ihmal etmedi tabii, ne de olsa Sergen Yalçın klasiği bu.
Gelelim maçın teknik kısımlarına... Hoca diyor ki, 'Oyun planı başta sapasağlam durdu, erken de golü bulduk.' İyi de güzel de, o kırmızı kart meselesi neydi Sergen hoca? 'Oyun kolaylar gibi oldu' diye düşündün de, sonra ne hikmetse 10 kişi kalan takımdan baskı yemeye başladınız! Hani nerede o kolaylık? Sanki maç bir anda 'otomatik geri vites' moduna geçti, kimse basmadı ama araba kendi kendine yokuş aşağı gitti! Sonra da 'ölümcül bir hata yaptık, golü yedik' dedi. Vallahi Sergen, ölümcül hata dediğin de genelde 11 kişi 10 kişiye karşı oynarken olmuyor, ama neyse.
Tabii bu beraberlik 2 puan kaybı demek, Sergen de 'çok üzüldük' diye altını bir kez daha çizdi. Rafa da pozisyonları harcamış falan filan... Hoca diyor ki 'Geriye yaslanma niyetimiz yoktu, bunlar otomatik gelişiyor.' Sanki futbolcular kendilerine ait bir yapay zeka ile sahada takılıyor, hocanın talimatları havada kalıyor! Son olarak kaleci Mert'e geldi sıra: 'Kalemize top gelmedi, Mert'lik bir maç değildi.' E golü kim yedi peki Sergen hocam? Uzaktan kumandayla mı girdi o top kaleye? 'Mert'i ben aldım, iyi kaleci' diye de hemen koruma kalkanını açtı. Aman dikkat, futbol hata oyunuymuş, Sergen diyor, 'hataları minimuma indireceğiz.' Hadi bakalım, seneye falan inşallah.