Abi dur dur, o Beşiktaş derbisi dediğin maçta neler oldu neler... Hani öyle 1-1 bittiğine falan bakma, bir de sahada yaşananlar var. Galatasaray, hani öyle "ligin tepesine iyice kurulduk" falan derken, bir yandan da Singo'nun adalesi "Dur bakalım patron, o işler öyle kolay değil!" dedi resmen. Daha maçın tozu dumanı yatışmamışken, 25. dakika falan, bizim Singo bir anda kendini yere bıraktı. Meğerse arka adalesi, "Bu kadar koşturmak bana fazla geldi, ben gidiyorum!" diye isyan bayrağını çekmiş. Ne yapsın Okan Hoca, baktı olacak gibi değil, hemen Roland Sallai'yi oyuna sürdü. E, artık Sallai yetişti imdada, o kısmını hallettiler ama bu adale işi kafaları karıştırdı işte.
Maç sonrası Okan Buruk, doğal olarak beIN SPORTS mikrofonlarına "dertli abi" edasıyla konuştu. "Singo'nun durumuna bakacağız," dedi. E, bakacaksın tabi hoca, adale mi kalır adama? Meğerse arka adalesinde bir zorlanma olmuş. Yahu maç dediğin gergin olur, tempolu olur da, adale de bu kadar naz yapmaz ki! Neyse, modern futbolun olmazsa olmazı, hatta bazen tek çaresi olan MR'a yollayacaklar şimdi bizim Singo'yu. MR'dan sonra belli olacakmış milli takıma gidecek mi gitmeyecek mi. Hadi bakalım Singo'nun adalesi kime daha çok hizmet etmek isteyecek, asıl mesele bu!
Şimdi düşün abi, hem derbiden galibiyet çıkmadı, hem de üstüne bir de adale sakatlığı derdi. Okan Hoca'nın kafası iyice karışmıştır. Singo'nun adalesi şimdi bir yandan "Ben milli göreve hazırım!" der mi, yoksa "Kulübüme de faydalı olayım, dinleneyim" mi der, o da ayrı bir muamma. Umarım öyle "sezon sonu görüşürüz" falan demez de, çabucak döner. Yoksa Okan Hoca'nın zaten sıkışık takvimde bir de stoper arayışına girmesi, iyice sinir harbine dönüşür. Bakalım MR raporu ne diyecek, Singo'nun adalesi "Ben ne kadar trip atacağım?" diyecek mi, hep birlikte göreceğiz.