Efendiler, yine gündemi sallayan bir Jose Mourinho açıklamasıyla karşınızdayız! Bu adam sahne ışıklarını o kadar seviyor ki, Netflix belgeseli bahanesiyle oturup yılların tozlu defterlerini karıştırmış. Konu ne mi? Sir Alex Ferguson emekli olunca Manchester United'ın kapısından dönmesi tabii ki. Hatta diyor ki, 'Teklifi kabul ettim ama sonra vazgeçtim.' Ve klasik Mourinho klişesi: 'Pişman değilim!' Vallahi sen neye pişman oldun ki zaten Özel Adam?
Peki bu tarihi 'çark etme'nin sebebi neymiş? Sıkı durun: 'Real Madrid'den sonra sevildiğimi hissetmeye ihtiyacım vardı.' Vay anasını sayın seyirciler! Meğer bizim hoca, kariyer basamaklarını tırmanırken aynı zamanda duygusal bir boşluğu dolduruyormuş. Futbol sevgisiymiş, kulüp sevgisiymiş hikaye; 'Benim kalbim kırıldı, beni sevecek bir yer arıyorum' modu. Tamam da, Ferguson'ın anlattığına ne diyeceğiz? Hani 'beni aradı, ağlıyordu, Chelsea'ye söz verdim dedi' kısmı? Demek ki o 'pişman değilim'in altında minik bir gözyaşı selalesi varmış.
Neyse, Mourinho o zaman Chelsea'ye gitti, Man United da David Moyes'a emanet edildi (sonrası malum). Ama bu hikaye burada bitmedi tabii. Ne demişler, büyük aşklar er ya da geç kavuşur! Mourinho, üç sene sonra, Louis van Gaal'in yerine yine Manchester United'ın başına geçti. E hani 'sevilme' meselesi? Üç yıl sonra mı sevildiğini hissetti? Yoksa o 'aşk' dedikleri şey, kupalar ve Premier Lig zaferleri miydi? Mourinho'nun bu dramatik itirafları, futbolun sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda bir pembe dizi senaryosu kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha gösterdi. Ne diyelim, aşk işte!