Arkadaşlar, hatırlarsınız hani şu Pendikspor maçında Sakaryaspor 4-1 mağlupken, bizim Caner Erkin, takım arkadaşı Burak Altıparmak'a öyle bir tokat yapıştırmıştı ki, sanırsın boks ringinde maç yönetiyordu. Hakem Burak Demirkıran da 'Hop hemşerim, burası futbol sahası!' dercesine kırmızıyı basmış, Caner'i sahadan yolcu etmişti. Eh, olayın sıcaklığıyla kulüp de 'Bu kadarı da olmaz!' dedi, hem Caner'i hem de Burak'ı kadro dışı bırakıp, 'disiplin' falan filan diye mangalda kül bırakmamıştı. Klasik Caner draması işte, ne bekliyorduk ki?
Ancak futbol dünyasında dramalar ne kadar hızlı başlarsa, affedilme süreçleri de o kadar hızlı ilerliyor, biliyorsunuz. Sakaryaspor'dan gelen son açıklama tam da bu yönde. Denmiş ki, 'Caner Erkin ve Burak Altıparmak, teknik heyetimizle görüştüler, olumlu tutum, özveri ve profesyonellik çerçevesinde barış güvercini uçurdular.' Allah Allah, tokat atarken o profesyonellik neredeydi diye sorası geliyor insanın. Neyse, sonuç olarak ikisi de affedilmiş, yeniden A Takım kadrosuna dahil edilmişler. Meğer bizim Caner tokatı vurup, kırmızı kartı gördükten sonra aydınlanma yaşamış, kulübün 'değerlerine' olan bağlılığını fark etmiş!
Şimdi Caner'imiz ve Burak'ımız, 'geçmişi geride bırakıp sportif hedeflere odaklanacağız' havalarındalar. Ee, tabii, tecrübeli oyuncuyu kadro dışı bırakıp kenarda oturtmak kolay iş değil. Belli ki 'sahada kime ihtiyacımız var?' sorusu, 'kim kime tokat attı?' sorusundan daha ağır basmış. Umarız bu 'birlik ve beraberlik' temalı af, sahada da gol ve galibiyetle sonuçlanır da, bir daha 'aile içi şiddet' haberleriyle değil, 'maç sonucu' haberleriyle gündeme geliriz. Yoksa o 'disiplin, saygı, birlik' ilkeleri, o tokatın gölgesinde biraz komik duruyor, ne diyelim?