Manchester City'de sular durulmuyor arkadaşlar, hatta direkt kasadaki sular hareketleniyor diyebiliriz. Pep'in yerine Enzo Maresca gelmiş, ilk icraatı da anlaşılan Rodri gibi kilit bir ismi 'paraya çevirmek' olmuş. Hani şu topu alınca sahada sanki kaybolup sonra bir anda üç kişiyi oyundan düşüren, takımın gizli beyni Rodri'den bahsediyoruz. Adamın sözleşmesinin son yılına girmişler, eee ne demişler, 'son kullanma tarihi yaklaşan ürünü indirimde sat, yoksa elinde patlar'. City de 'indirim mi? Yok ya, biz en azından normal fiyattan satarız' havasında.
Ortaya çıkan tabloya bakarsak, Barcelona bu transferde başrolü kapmak istemiş. Ancak teklifleri biraz... nasıl desem, 'bizde çay bile bedava değil' diyen Man City için biraz cimrice kaçmış. Rodri gibi bir Dünya Kupası kazanmış, hatta haberde yazana göre 'Ballon d'Or'luk (!) bir adama 38.5 milyon sterlin teklif etmek... Vallahi bravo Barcelona! Sanki bakkaldan ekmek alır gibi pazarlık masasına oturmuşlar. Man City'den de anında 'Yok babacım, o fiyata Rodri'nin krampon bağcıklarını bile vermeyiz' cevabı gelmiş, en az 60 milyon sterlin istiyorlarmış. Real Madrid mi? Onlar da Rodri'nin 'ben Barcelona'ya daha yakınım' demesinden sonra, 'neyse biz de kasayı zorlamayalım' deyip kenara çekilmişler. Akıllıca hareket.
Şimdi Rodri de haklı, bir Real'e göz kırp, bir Barcelona'ya gitmek iste... Futbolcu kariyer planlaması, hele de bu paralara, zor iş. Ama unutmayalım, bu çocuk geçtiğimiz sezonlarda sakatlıklardan dönüp ülkesi İspanya'yla Dünya Kupası'nı kazanmış, hem de turnuvanın en iyi oyuncusu seçilmiş. Yani diyoruz ki, Man City bu cevheri öyle ucuza vermez. Bakalım Barcelona, kemerleri daha ne kadar sıkacak ya da Man City, Rodri'yi bu kadar 'pahalı' satmakta ne kadar diretecek? Bu transfer değil, resmen ticari bir savaş!