Beşiktaş'ın kalesini emanet ettiği Alman panzeri Alexander Nübel, Çekya'da oynayacakları Hradec Kralove maçı öncesi öyle detaylı bir rakip analizi yapmış ki, sanırsın futbolcu değil de, gizli servis ajanı! "Zor deplasman, Tromsö'yü yendiler, ligleri başladı, bir galibiyet bir beraberlikleri var, yüzde yüz fitler, yüksek pres yapıyorlar, orta açıyorlar, ceza sahasına giriyorlar..." Aman Nübelciğim, sen bize Hradec Kralove'nin maçlarında kaç top toplayıcısı olduğunu da söyleseydin tam olacaktı! Anlaşılan adamlar bayağı tehlikeli, bildiğin canavar gibi bir takımla oynayacakmışız. Ama merak etmeyin, bizimki de "hazırız" demiş, sanki rakip takımın antrenman programını ezberlemiş gibi.
Adaptasyon süreci de Nübel için harikaymış, herkesle iyi diyaloglar kurmuş. E tabii, Beşiktaş'a gelip de kimseyle anlaşamayan pek görülmemiştir, hele bir de iki maçta gol yememişsen, tadından yenmez. "İki maçı da gol yemeden bitirdim, bu bir kaleci için çok önemlidir, takım için de önemlidir..." Vallahi Nübel, bunu biz de biliyoruz canım, kale direkleri gol atsaydı senin işin neydi? Ama tabii tebrik etmek lazım, kapıları sımsıkı kilitlemiş. "Burada çok mutluyum" demesi de cabası, sanki cennete gelmiş. Hadi bakalım, mutluluğun daim olsun da o kale de hep kapalı kalsın.
Gelelim en can alıcı yere: Taraftarlar! Nübel, Beşiktaş taraftarını "çok deli", "gerçekten özel" ve "Avrupa'da tanınan" olarak tanımlamış. Sahaya çıktığında tüylerinin diken diken olduğunu söylemesi de cabası. Eh be Nübel, daha dur bakalım, Dolmabahçe'de gol yiyince o tüyler nasıl diken diken oluyor bir de o zaman göreceksin! Bir de tutmuş, "Ne kadar büyük bir kulübe geldiğimin farkındayım" demiş. Ailesiyle gelmiş, şehri ve kulübü incelemişler. İyi ki incelemişler, yoksa Beşiktaş'ı TFF 3. Lig kulübü falan sanacaktı herhalde! Andreas Beck'le de konuşmuş, "O da bana burada mükemmel zaman geçirdiğimi söyledi" demiş. E tabii, Beck de burada kötü bir zaman geçirse sana "Sakın gelme, battık" demezdi herhalde. Neyse Nübel, iyi ki fark etmişsin kulübün büyüklüğünü ve taraftarın deliliğini. Şimdiden geleceğe heyecanla bakıyormuşsun, biz de öyle bakıyoruz. Özellikle o Hradec Kralove maçına... bakalım o tüyler yine diken diken olacak mı?