Millet daha yaz tatili planları yaparken, bizim TFF durur mu? Durmadı tabii! Ziraat Türkiye Kupası'nın 2026-27 sezonu maç takvimi şimdiden masaya kondu, 'Buyurun efendim, önümüzdeki kış ne yapacağınız belli' dercesine. Yahu arkadaş, daha şortla geziyoruz, Kasım ayının, Aralık ayının maçlarını mı düşüneceğiz şimdi? Ama olsun, bu da TFF'nin vizyonu diyelim, planlı programlı işler bunlar! En azından hangi gün hangi kanalda maç arayacağımızı biliyoruz, sağ olsunlar.
Valla baktık takvime, epey bir maraton bizi bekliyor. Eylül'ün ortasında birinci eleme turuyla başlıyorlar, tek maç eleme usulüyle. Yani diyorlar ki, 'Hata yapmaya, havlu atmaya yer yok, bir hata yapsan direkt evdesin!' Küçük takımların 'acaba olur mu' diye umutlandığı, büyük takımların da 'of, yine mi bir Anadolu deplasmanı, otobüs yolu çekilmez şimdi' diye iç geçirdiği o tur işte. Sonra Ekim'de iki tur daha var, Aralık'ta iki tane daha... Yahu bu kadar üst üste maç olur mu? Futbolcuların nefes almasına izin verin biraz! Özellikle 5. eleme turunda, 'Avrupa'da takımı olanlar şöyle, olmayanlar böyle oynar' demişler. Ha anladık, Avrupa'da oynayana ayrıcalık var. Sanki onların maçları azmış gibi bir de burada özel muamele, ne diyelim, büyük takım olmak böyle bir şey herhalde!
Neyse, Ocak'ta son 16, Şubat'ta çeyrek final derken, Mart ve Nisan'da yarı finalin çift maç usulüyle oynanacağını da eklemişler. Bravo, en azından orada iki maç izleyeceğiz, bir mağlubiyetten sonra 'rövanşta alırız' umuduyla yaşarız. Finali de 29 Mayıs 2027'ye çakmışlar. Vay be, taa o zamana kadar bu kupanın heyecanını mı taşıyacağız? Açıkçası, ben şimdiden favorileri belirledim ama sürpriz olunca da ayrı bir keyif oluyor. Bakalım hangi takımlar bu uzun maratona dayanıp, o kupayı evine götürecek. Tabii bizim favorilerin rakipleriyle eşleşmeleri de ayrı bir mesele olacak, orası da ayrı bir komedi konusu zaten! Şimdiden kura çekimlerini iple çekiyoruz desek yeridir.