Hayırlı işler beyler! Bu sabah kahvemi yudumlarken, bir anda 'Salah' diye bir çığlık duyup az kalsın elimdeki fincanı düşürüyordum. Meğer bizim Trabzonspor, bildiğin o Mohamed Salah'ı, evet, Liverpool'daki gol makinesini transfer etmiş! Şaka desen değil, gerçek desen aklım almıyor. Herhalde Liverpool'dan bizimkiler Salah yerine yanlışlıkla başka birini almış diyecektim ama son dakika haberleri bas bas bağırıyor: 'Salah İstanbul'a geldi!' Gel de şimdi inandır milleti buna. Bence Salah, Trabzon'un plaketini 'Liverpool' diye okudu da geldi.
Şimdi bu 'sansasyonel transfer' diye geçen olayın detaylarına bakıyorum; efendim, adam İstanbul'a gelmiş. İstanbul'da ne işi var Allah aşkına? Direk Trabzon'a insen olmaz mıydı ey Salah? Yok, illa bir boğaz havası alacak herhalde transfer öncesi. Akşam da geçecekmiş Trabzon'a. Yani koskoca Salah, resmen 'önce bir İstanbul'a uğrayayım, sonra Karadeniz'e geçerim' demiş. Sanki Antalya'ya tatile gider gibi, yolu uzatmış da uzatmış.
Ee peki sonra ne olacak? Tabii ki o meşhur sağlık kontrolleri. Bakalım Firavun'un fizik durumu bizim doktorlara ne sürprizler sunacak? Bir 'bu adam makine mi' deseler şaşırmam. Sonra da hooop, sözleşme masaya, kalem elden ele... E artık hayırlı olsun diyelim Trabzonspor'a. Belli ki bu transferden sonra Karadeniz'de gol sevinçleri çok farklı bir boyut kazanacak. Acaba gol attıktan sonra piramit mi çizecek, yoksa Mısır dansı mı yapacak, merakla bekliyorum valla!